Çalmanın günah olduğu besbelli değil miydi; ya adam öldürmek, bir kadının namusunu kirletmek, adaletsiz davranmak, bir insanoğlunu dövmek suç değil miydi? Dahası, itaat etmenin, ülkesini sevmenin bir görev olduğunu kim yadsıyabilirdi ki?
Günlerim hep birbirine benziyor, hep birbiri ayarında. Daha ziyade kendi içimin âleminde yaşıyorum. Canım hem sıkılıyor, hem sıkılmıyor. Can sıkıntısına yavaş yavaş alışıyorum, can sıkıntısı tabii bir hal alıyor. Belki bu sadece bir vehim, acayip bir teselli. Fakat böyle...