"Ama... Geleneğimiz böyle prensesimiz." "Gelenek?"
"Aynı sözcüğü tekrar edip duruyorlar," diye geçirdi aklından prenses. Neden böyle olmasını istediklerini açıklayamadıklan zaman "gelenek" diyorlardı. "Gelenek yalnızca bir sözcük, dedi prenses, "Merdiveni uzatmayışınızın makul bir açıklaması var mı?"
🩷
"Evet, prens beni öptü," dedi prenses; "Beni iznim olmadan öptüğü için de onu cezalandırmalısınız. Beni değil! Bana bu saygısızlığı yapan biriyle evlenmek kendime saygısızlık olur. Evlenmeyi düşünmediğim gibi, bu prensle evlenmeyi hiç düşünmüyorum!"
"Problemi çıkaran hep ben gibi görünüyorum, çünkü bütün planlarını benim neyi isteyeceğimi, nasıl davranacağımı biliyor gibi yapmışlar," diye düşündü prenses. "Halbuki tek yaptığım, doğuştan getirdiğim hareket etme hakkımı savunmak! Beni doğal hakkımı savunmaya mecbur bırakıyorlar sürekli... Beni, haklarımı savunmaya mecbur bırakıyorlar. Demek ki sorun onlarda."
"Size bir sır vereceğim kırmızı başlıklı Prenses A. Masallarda neden iyi kalpli kraliçeler yok, biliyor musunuz? Neden prensesler sarı saçlı, iyi huylu, güzel, nazikler de kraliçeler siyah saçlı, kötü kalpli ve sevimsiz? Mesele saçın rengi değil Prenses A, sarı saçlar da siyah saçlar da güzeldir oysa. Uzun boylar, kısa boylar; beyaz tenler, esmer tenler; hepsi güzeldir. Masalları bize anlatanlar gerçeği nasıl anlatacaklarını bilmiyorlar sadece;renkleri iyi ve kötü şeylermiş gibi göstermekte buluyorlar yolu.Her renk güzeldir oysa.Siyah da çok güzel bir renktir,biliesiniz;Pamuk Prenses'in de saçları siyahtır,teni de esmer olabilirdi pekâlâ.Mesele renk değil."