asel

asel

, bir kitap okudu
10/10
·456 syf.·
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Yuval Noah Harari
8.4/10 · 14,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bireyciliği savunanlar 20. yüzyılın kabuslarını tekrar yaşamaktan korkarak Orwellci düşmanlara kendilerini hazırlarken, bireycilik bambaşka ve çok daha ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya. 21. yüzyılda bireyin kendi kendine yavaşça yok olma ihtimali Büyük Birader tarafından ezilme riskinden çok daha yüksek.
Amazon, Kindle gibi cihazlar kullanan okurlar sayesinde veri toplayabiliyor. Örneğin kitabın hangi kısımlarını hızlı, hangi kısımlarını yavaş okuduğunuzu, hangi bölümde ara verdiğinizi, hangi cümlede kitabı bir daha elinize almamak üzere bıraktığınızı takip edebiliyor (yazara o kısmı yeniden yazmasını da söylese bari.) Eğer Kindle yüz tanıma sistemleri ve biyometrik algılayıcılarla yeniden güncellenirse hangi cümlenin kalbinizi hızlandırıp tansiyonunuzu yükselttiğini, nerede güldüğünüzü, üzüldüğünüzü ya da öfkelendiğinizi bilebilir. Yakın gelecekte siz kitap okurken kitaplar da sizi okuyabilir. Ancak siz okuduklarınızın çoğunu hızla unuturken, Amazon tek bir detayı bile unutmayacaktır.
Bu tuzağa sadece hükümetler değil özel şirketler de düşer ve başarısız yatırımlar yüzünden milyonlar batırırlar. Bireyler de mutsuz evliliklere ya da açmaza girmiş kariyerlerine tutunurlar. Anlatıcı benliğimizin geçmişteki acılarımızın herhangi bir anlamdan yoksun olduğunu itiraf etmektense gelecekte de ıstırapla kıvranmayı tercih eder. ... Her birimizin kendine özgü bir rolü vardır; kimi bir trajediyi yaşar, kimileri sonu gelmeyen dini bir dramada rol alır, bazıları hayatı aksiyon filmi misali sürdürürken pek de azımsanmayacak bir grup da bir komedideymişçesine yaşar gider. Sonuçta hepsi birer kurgudur.
Doğrusunu söylemek gerekirse deneyimleyen benlik ile anlatıcı benlik, tamamen bağımsız olmaları bir yana, sıkı sıkıya birbirlerinin içine geçmişlerdir. Anlatıcı benlik hikayelerini yazarken (tek kaynak olarak görmese de) değerli hammaddeler olarak deneyimlerimizi kullanır. Bu hikayeler de deneyimleyen benliğin hissettiklerini şekillendirir. Ramazan'da oruç tutarken, tıbbi bir muayeneden önce ya da paramız olmadığı için yemek yiyemediğimizde hissettiğimiz açlık duyguları birbirinden farklıdır. Anlatıcı benlik tarafından açlığımıza yüklenen farklı anlamlar, gerçek deneyimi bambaşka yaşamamızı sağlar. ... Ben" dediğimizde yaşadığımız onca deneyimin yerine kafamızın içindeki hikayeyi kastederiz. Hayatın çılgın karmaşasını evirip çevirerek görünüşte mantıklı ve tutarlı masallar uyduran bir iç mekanizmayla kendimizi tanımlarız. Hikayenin yalanlar ya da mantık hatalarıyla dolu olması, defalarca baştan yazılması, bugünün hikayesinin yarınınkiyle açıkça çelişmesinin hiçbir önemi yoktur. Önemli olan sadece beşikten mezara (hatta belki de sonrasında bile) değişmeyen tek bir benliğe sahip olduğumuz hissini koruyabilmemizdir. Sonuç olarak bir birey olduğuma ve tüm evrene anlam kazandıran net ve tutarlı bir iç sese sahip olduğuma duyulan liberal inanç sorgulanabilir hale gelir.