Betül Beyazyüz

Bu, yani bu efendi gülümsemesi, insanlar arasındaki en büyük kötülüklerden biri. Zenginlerin gerçek günahı. Bağışlanamayacak bir günah. Çünkü bir insanın kendi savunmak için vurup öldürmesini anlarım. Fakat sadece susup gülümserse ne yapabilirsin.
Sayfa 242·Kitabı okudu
Edebiyat-Düşünce
Reklam
Deli oldukları nereden anlaşılıyordu biliyor musun? Katı olmalarından. Katı hareketler, katı sözler. Hareketlerinde en ufak bir esneklik, sağlıklı insanlarda bulunan yumuşaklık ve doğallık hissedilmiyordu. Gülümsüyor ya da gülüyorlardı ama uzun bir hazırlık ve provayla dudaklarını gülümsemek üzere eğiten oyuncular gibi.
Sayfa 216·Kitabı okudu
Edebiyat-Düşünce
Uzun süre beni olduğum gibi görmeye cesaret edemedi. Özlemini çektiğimiz, idealleştirdiğimiz birini insan boyutlarına sığdırma cesaretini uzun süre gösteremeyiz.
Sayfa 187·Kitabı okudu
Edebiyat-Düşünce
Günün birinde tıka basa doydu. Belki aklına bir şey gelmişti. Belki de ona ve diğerlerine, yüz binlerce insana çok görülen şeyi şehir merkezindeki mağazalarda telafi edemeyeceğini anlamıştı; bireysel yükselişin lüzumsuz ve boşuna olduğunu anlamıştı. Hayat büyük meseleleri bireysel düzlemde halletmez. Bugün ya da bin yıl önce genel olarak insanların başına gelen ya da gelmiş şeyin kişisel tedavisi olmaz.
Sayfa 186·Kitabı okudu
Edebiyat-Düşünce
Fakat günün birinde sen de yetişkin oluyorsun ve yalnızlığın, hakiki, bilinçli tek başınalığın bir ceza, yaralı, hastalıklı bir kendini çekme, bir münzevilik değil, tek onurlu durum olduğunu fark ediyorsun. İşte o zaman artık Yalnızlığa katlanmak da o kadar zor olmuyor. Daha temiz havada yaşamak gibi bir şey.
Sayfa 129·Kitabı okudu
Edebiyat-Düşünce
Reklam