Herkes, ta başından beri giysilerinin parçalanması ile birlikte (hızlıca ve yüzeysel düşünürsek) kendi çürümesine tanık olur. İnsan o giysileri giyerken çözülme, giysilerin paralanmasıyla adım adım yaşamının içine işler. İnsanların hırpalanmış giysilerini atma konusundaki tuhaf hevesi bence, paralanan giysilerin işaret etmeye çalıştığı süreci yadsımanın bir simgesidir.
Mutlu insanlar aramızdaki en az bencil, en az ben-merkezli kişilerdir. Mutsuz olanlara göre çoğu kez başkalarına kendi istekleriyle zaman ayırır ve yardım ederler, çoğunlukla daha iyi, daha sevgi dolu, bağışlayıcı ve ilgilidirler. Mutsuz olmak bencilce davranışlara yol açar, mutluluk ise verme kapasitemizi arttırır.
Oyun oynama isteğini o kadar uzun bir süredir bastırmışız ki bu istek gizli bir aşk ilişkisi yaşama, uyuşturucu kullanma, alışveriş yapmaktan ya da yemek yemekten kendini alamama şeklinde dışarı sızar.