Sorun, sınırları bazen bir taarruz silahı olarak görmenizdir. Sınırlar taarruz değil savunma silahıdır. Uygun sınırlar hiç kimseyi kontrol altına almaz, hiç kimseye saldırmaz veya yaralamaz. Sadece sahip olduklarınızın yanlış zamanlarda elinizden alınmasını engeller.
Sınırlar ilişkilerimizin kalitesini belirlemek için turnusol kağıdı görevi görür. Yaşamımızdaki insanlardan sınırlarımıza saygı duyanlar, isteklerimizi, fikirlerimizi ve ayrı duruşumuzu seveceklerdir. Sınırlarımıza saygı gösteremeyenler ise, onlara hayır dememizden hoşlanmadıklarını söylerler. Sadece bizi evetimizi, yani onlara boyun eğmemizi severler.
İlişkilerimiz hakkındaki korkularımız nedeniyle sınırlar konusunda pek çok sorun yaşarız. Suçluluk, sevilmeme, sevgi kaybı, bağlantı kaybı, onay eksikliği, öfkeye hedef olma, tanınma ve benzeri korkularla kuşatılmış durumdayız. Bu ilişki sorunları yalnızca ilişkiler içinde çözülebilir, çünkü ilişkilerimiz sorunların ve manevi var oluşun kaynağıdır. Bu korkular nedeniyle gizli sınırlar edinmeye çalışırız. Sevdiğimiz birine dürüstçe hayır demek yerine, pasif davranır ve sessizce kendimizi çekeriz. Karşımızdaki kişi bizi incittiği için kendisine öfke duyduğumuzu söylemek yerine, gizlice kızgınlık duyarız.