Betül Beyazyüz

Sevgi, sevdiğimiz şeyin büyümesi ve yaşaması için gösterdiğimiz etken aktif ilgidir.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Psikoloji
Reklam
Çağdaş toplum, bireysel olmayan eşitlik fikrini örgütleyip yayıyor. Çünkü sürtüşüp pürüz çıkarmadan kalabalık topluluk içinde çalışabilecek, birbirinin eşi, çekirdek insanlara gereksinim duyuyor toplum. Bu insanların hepsi verilen emirlere uymaktadırlar, ama yine de kendi isteklerini yaptıklarına inandırılmışlardır. Nasıl ki çağdaş yoğun üretimde malların standartlaştırılması bir gereklilikse, sosyal süreçte de insanların standartlaştırılması öyle bir gerekliliktir. Ve bu işe "eşitlik" denmektedir
Sayfa 37·Kitabı okudu
Birçok kişi topluma ayak uydurma gereksiniminin farkına bile varmaz. Bunlar, kendi özgür düşüncelerini ve eğilimlerini gerçekleştirdikleri, bireyci oldukları ve düşüncelerine kendi başlarına ulaştıkları -ve çoğunluğun düşünceleriyle kendi düşüncelerinin aynı olmasının tamamen bir rastlantı olduğu- düşüyle yaşarlar. Herkesin fikir birliği içinde olması "kendi" düşüncesinin doğruluğunu kanıtlamasına yardım eder. Gene de içlerinde hala az da olsa farklı olma gereksinimi duyarlar. Bu isteği yarattıkları ufak tefek farklılıklarla açığa çıkarırlar. Çanta ya da kazağa taktıkları isimlerinin baş harfleri, banka veznesindeki isim plaketleri, cumhuriyetçilere karşı çıkarken demokratları tutma, Shriner'lar yerine Elk'lere yandaş olma kişisel farklılıklarının göstergeleri haline gelir. Reklamlardaki "bu farklıdır" sloganı gerçekte tükenmiş olan bu acıklı farklı olma isteğinin göstergesidir.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Tersini kanıtlayan karşı konulmaz örnekler olmasına karşın, sevmekten daha kolay hiçbir şeyin olmayacağına ilişkin tutum yaygın olmayı sürdürmektedir. Aşk gibi sonsuz umutlar ve beklentilerle başlayan ve hiç şaşmadan yıkılan bir başka felaket ya da yatırım bulmak çok güçtür. Eğer bu bir başka eylem için söz konusu olsaydı insanlar ya ondan tümüyle vazgeçerler ya da başarısızlığı nedenlerini bulmaya ve daha iyisini nasıl başarabileceklerini öğrenmeye çalışırlardı. ......... Atılacak ilk adım sevginin de yaşamak gibi bir sanat olduğunun farkına varmaktır. Eğer nasıl sevmemiz gerektiğini öğreneceksek, müzik, resim, marangozluk, doktorluk ya da mühendislik sanatlarını, mesleklerini öğrenmek için ne yapıyorsak onun aynısını yapmamız gerekecektir.
Sayfa 24·Kitabı okudu
İki insan birbirlerini daha iyi tanıdıkça yakınlaşmalarındaki o mucizevi nitelik, düş kırıklıkları, çelişkiler, bıkkınlıklarla, ilk heyecanlarından arta kalan ne varsa tümünü silip süpürürken kendisi de yavaş yavaş yiter. Başlangıçta bunun farkına varmazlar. Aslında birbirleri için o yanıp tutuşmalar, deli divane olmalar, daha önceki yalnızlıklarının derecesini gösteren bir kanıtken, sevgilerinin şiddetinin ölçüsüymüş gibi kabul ederler.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Reklam