Betül Beyazyüz

İslamcılığın siyasal başarısı, gerçek ibadetin sonudur. Camiler; şahsiyetçi, kayırmacı ve baskıcı olarak görülen bir devlete karşı seferber olma alanları haline geldikleri ülkelerde dolmaktadırlar. İslamcılar iktidarı ele geçirdiklerinde ise boşalmaktadırlar.
Sayfa 234 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Siyaset
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yeni fundamentalist retorik, Batı ile müslüman dünyası arasındaki kültürel farklılıkları şiddetlendirir, ama derin bir asimetriye dayandırarak: Müslüman âlemi aslında çoktan Batılılaşmıştır fakat bu Batılılaşmayı yabancılaşma olarak algılamaktadır. Dolayısıyla kentsel ortamda davranışlarda açıkça bir şizofreni görülmektedir. Tüketim, yani uygarlık değerleri Batılıdır, ortaya serilen değerler ise, olan olduktan sonra iyi kötü onarılan öz değerlerdir. İslamcılık bir karşı çıkış ve bir uyarlama, dolayısıyla bir geçiş söylemidir. Mutlu Müslüman vardır, mutlu İslamcı yoktur. Modernlikten geri dönüş yoktur, ama onun dili de yoktur. Müzik bu konuda ilginç bir örnektir: İslamcıların savaş ilan ettikleri ilk müzik, ister klasik, ister popüler olsun kendi kültürlerinin müziğidir (rai). Fakat müzik eseri ürettiklerinde (örneğin Tahran radyosundaki şehitler müziği), bu, Batı müziğinin kurallarına göre bestelenmektedir.
Sayfa 233 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Siyaset
Siyasette en radikaller genellikle en az eşitlik karşıtı olanlardır.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Siyaset
İslamcıların saplantısı kadınları eve tıkmak değil, kamusal alanda cinsiyetleri birbirinden ayırmaktır.
Sayfa 83 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Siyaset
İslamcılığın başarısının bayağı ama önemli bir yönü, hayal kırıklığına uğramış bir gençliğe, hayal kırıklığının övgü dolu bir telafisini sunmasıdır. Aslında, Batılı kültürün benimsenmesi, adetleri gevşetmemiştir, daha doğru bir deyimle zevki mali açıdan ulaşılmaz hale getirmiştir. Kızların bekaretine atfedilen değer, evlenme yaşının yükselmesine ve gençlerin geleneksel toplumla kıyaslanmayacak ölçüde sıkışık bir beraberlik (okullar, üniversiteler, aynı zamanda yurtlar ve toplu taşımacılık) içinde yaşamalarına rağmen yok olmamıştır. Televizyon, filmler ve dergilerin, ayrıca Batı hayatı üzerine anlatılan ve aktarılan öykü ve tecrübelerin getirdiği cinsel özgürlük modeli de günah eğilimlerini güçlendirmektedir. Yoksullaşma ve aşırı nüfus gençlerin özerk yaşamalarını güçleştirmektedir. Zevk, zengin işidir. İşte bu durumda İslamcılar aslında müslüman uygarlığına özgü belli bir yaşama tarzından uzak bir biçimde iffeti, erdemi yüceltmektedirler. O ana kadar kişinin kendi hakkındaki imajını değersizleştiren şeyleri, bir saygınlığa dönüştürmektedirler.
Sayfa 80 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Siyaset