tanrı’dan korkun! koca adamlar şu küçük kızlar yüzünden dövüşmeye başladınız, ama onlar her şeyi unuttu bile… yine birbirlerini seviyor, neşeyle oynuyorlar işte. sizden akıllılarmış doğrusu!
bu şekilde düşünmeyi sürdürünce, başka bir üzüntüye kapıldım:
yaşarken, yaşamımın eylemleri içinde kendi gözümde kendimi temsil edemiyordum; kendimi gövdemin karşısına koyup, onun bir başkasının gövdesi gibi yaşadığını göremiyordum. bir aynanın karşısına geçtiğimde içimde bir duraksama oluyordu sanki; tüm kendiliğindenlik sona ermiş, her el-kol devinimim bana yapmacık ya da özenti gibi görünüyordu.
yaşadığımı göremiyordum.