Aşina

Aşina
@asina552
12 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Aşina tekrar paylaştı.
İstanbul'un Fethi Kutlu Olsun
Irkınızı hiçe saydı Hazreti Fatih. Biraz daha yaşasaydı Hazreti Fatih Ne Venedik kalacaktı, ne Floransa… Hoş geldiniz diyecekti bize Fransa! Haydi, hamle kafirindir… İlkönce sen gel Ecel ile zaman bize olmadan engel! Burada tanklar yürümezse etme çok tasa; Süngülerle çarpışmadır savaşta yasa. Olma boyle sinsi çakal, yahut engerek! Bozkurt gibi, kartal gibi döğüşmek gerek! Kılıç Arslan öldü sanma, yaşıyor bizde! Atilla’nın ateşi var içimizde! Kanije’nin gazileri daha dipdiri! Sınırdadır Plevne’nin kırkbir askeri! Edirne’de Şükrü Paşa bekliyor nöbet! Dumlupınar denen şeyi bilirsin elbet! Şehitlerden elli milyon bekçisi olan Aşılmaz bir kayadır bu ebedi vatan!
Bu kervan nereye gidiyor?
Bize sonsuz gibi görünen bu dünya, bu varlık kervanı, bu yıldızlar, bu güneşler, bu âlemler sınırsız bir boşlukta, Rahman olan Allah'ın arşı içinde, yeri ve mahiyeti bilinmeyen eşsiz bir sırra, aşk nuruna doğru uçup gidiyor. Bu yolculuk, bu dur durak bilmeyen hareket ezelî ve ebedîdir.
Sayfa 92·Kitabı okudu
Alıntı
Dem bu demdir, dem bu dem!
Bu şuûn-u âlem Bîsebat u bîkadem Nerde Havva, Adem? Varsa aklın ey dedem. Dem bu demdir, dem bu dem! Dem bu demdir, dem bu dem! Yâd-ı mâzî bahşeder Hayf ü elem ü keder Olma meşgûl-i kader Kimse kalmaz hep gider. Dem bu demdir, dem bu dem! Dem bu demdir, dem bu dem! (Bu olaylar ve bu âlem ezelî ve ebedî değildir. Havva ve Âdem nerede? Ey, dedem! Aklın varsa an bu andır, an bu an. Geçmişi hatırlamak korku, ıstırap ve keder verir. Kaderle uğraşma. Çünkü kimse kalıcı değildir, herkes gidicidir. An bu andır, an bu an)
Alıntı

Aşina

, bir kitap okudu
Puan vermedi·336 syf.·
2026 6. kitabı
Agatha Christie
8.1/10 · 1.036 okunma
3 Mayıs ruhu ebedîyen yaşasın!
Her millette olduğu gibi bizde de birçok günler kutlanır, bayram yapılır. Bunlar arasında 30 Ağustos gibi tarihin akışını değiştiren ve milletin bütün fertlerince kutlu sayılan büyük günler olduğu gibi, 27 Mayıs gibi asil hedefini kaybeden ve milletin bir bölümü tarafından öteki bölümüne karşı yapılmış olanlar da vardır. Türkçüler günü olan 3 Mayıs (1944) büsbütün ayrı bir düşüncenin sonucudur. İç düşman olan, kılık değiştirerek milletin içine kadar girmiş bulunan ve o zamanki hükümetin gafletinden faydalanarak gelişen komünizme karşı Türkçü gençlerin bir uyarma yürüyüşüdür. 3 Mayıs bir bayram değildir. Milli şuurun ayaklanmasıdır. Başarıyla bitmemiş, fakat milletin gözünü açarak o zamanki hükümetin içine sızan ihanet unsurlarını sindirmiştir. Paşaların 12 Mart ihtarnamesi nasıl, uçurumun kıyısına kadar getirilmiş bulunan devleti düşmekten kurtarmışsa, meçhul gençlerin 3 Mayıs yürüyüşü de, Amerika ve İngiltere’nin hamakatlerini istismar eden Moskoflar’ın Almanya’ya karşı savaşı kazanmak üzere oldukları sırada Türkiye’yi bir oldubitti ile Sovyetleştirmeye hazırlanan karanlık komünistleri gün ışığına çıkarmak suretiyle Türkiye’yi komünizm batağına düşmekten kurtarmıştır. 3 Mayıs 1944 bir dönüm günüdür. Türkçülerin ızdırabı ile yuğurulmuş ve tehlikeyi geriye atmış bir dönüm günü… 3 Mayıs’ta yürüyenlere selam… Türk devleti ebedidir… Ötüken Dergisi - Sayı 5 (Mayıs 1974)
Alıntı