Aşina

Aşina
@asina552
Bu kervan nereye gidiyor?
Bize sonsuz gibi görünen bu dünya, bu varlık kervanı, bu yıldızlar, bu güneşler, bu âlemler sınırsız bir boşlukta, Rahman olan Allah'ın arşı içinde, yeri ve mahiyeti bilinmeyen eşsiz bir sırra, aşk nuruna doğru uçup gidiyor. Bu yolculuk, bu dur durak bilmeyen hareket ezelî ve ebedîdir.
Sayfa 92·Kitabı okudu
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Dem bu demdir, dem bu dem!
Bu şuûn-u âlem Bîsebat u bîkadem Nerde Havva, Adem? Varsa aklın ey dedem. Dem bu demdir, dem bu dem! Dem bu demdir, dem bu dem! Yâd-ı mâzî bahşeder Hayf ü elem ü keder Olma meşgûl-i kader Kimse kalmaz hep gider. Dem bu demdir, dem bu dem! Dem bu demdir, dem bu dem! (Bu olaylar ve bu âlem ezelî ve ebedî değildir. Havva ve Âdem nerede? Ey, dedem! Aklın varsa an bu andır, an bu an. Geçmişi hatırlamak korku, ıstırap ve keder verir. Kaderle uğraşma. Çünkü kimse kalıcı değildir, herkes gidicidir. An bu andır, an bu an)
Alıntı
"Bingöl Dağlarının adı, eskiden Âb-ı Hayat kaynağının orada bulunmuş ve günün birinde parçalanıp bin tane göl meydana getirmiş olması ile açıklanır. Bir anlatmaya göre, Köroğlu'nun bir adamı orada bir kuş avlamış; onu bir kaynağın sularında yıkarken kuş canlanıvermiş; kanadından damlayan sular bin tane göle dönüşmüşler"
Sayfa 48·Kitabı okudu
Alıntı
"Ağrı-Dağı Tufan efsanelerinde anılır: Nuh'un gemisi bu dağın tepesine konmuş ve içindeki insanlar tufanın dinmesini orada beklemişlerdir. Anadolu'ya Kafkasya'dan göç etmiş: Karaçaylılar, Alburuz dağının tepesinin çatal olmasını, Nuh'un gemisinin oraya çarpıp dağı parçalamış olması ile açıklarlar. Ali Rıza Önder'in aktardığı bir efsaneye göre, Ağrı-Dağı'nın adı, gemisi onun tepesine konduğu zaman Nuh'un 'ne ağır dağ' demiş olmasından kalmıştır"
Sayfa 47·Kitabı okudu
Alıntı
"Yağmurun, yılın belli bir ayında düşeninde bereket olduğuna inanılması, sadece bu ayın, toprağın en çok su beklediği zaman olmasıyla açıklamamak gerekir; nitekim nisan yağmuru bereketli sayıldığı gibi, incilerin onun damlalarından meydana geldiğine de inanılır. Gene nisan yağmurunun altında ıslanmaktan sakınmamak, kaçmamak gerektiği söylenir: o insanın saçlarını güçlendirir, gürleştirirmiş"
Sayfa 46·Kitabı okudu
Alıntı