3/10
·184 syf.··
2026 345. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 16:05
Zweig benim gözümde insan ruhunu en iyi anlatan yazarlardan biri. Bir insanın içindeki çatışmayı, korkuyu, tutkuyu, pişmanlığı öyle bir anlatır ki karakterler sayfadan çıkıp karşınıza oturur. Clarissa'da ise bunu hissedemedim. Kitap boyunca sürekli bir film izliyormuşum hissi vardı. Hatta bana biraz Pearl Harbor filmini hatırlattı. Savaşın gölgesinde yaşanan bir aşk, ayrılıklar, tesadüfler, yıllara yayılan bir özlem... Kulağa etkileyici geliyor ama beni bir türlü içine çekemedi. Sorun hikâyede değil aslında. Sorun, hikâyenin bende bir duygu uyandıramamasında. Clarissa'nın yaşadıklarına üzüldüm elbette ama onunla birlikte üzülmedim. Arada bir mesafe vardı ve o mesafe hiç kapanmadı. Zweig'in diğer eserlerinde karakterlerin zihnine girer, onlarla birlikte nefes alırsınız. Burada ise olayları dışarıdan izledim. Bir şeyler oldu, insanlar ayrıldı, yıllar geçti ama ben hep seyirci olarak kaldım. Kötü bir kitap mı? Hayır. Ama Stefan Zweig'in kaleminden çıkmış olmasaydı muhtemelen dönüp tekrar hatırlamayacağım kitaplardan biri olurdu. Benim için Zweig'in gücü büyük olaylarda değil, insanın içinde kopan fırtınalarda. Clarissa'da ise dışarıdaki savaş, içerideki savaştan daha baskın geldi.
ClarissaStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201717bin okunma
Alfred de Musset- Marianne'in Kalbi
Puan vermedi
Marianne'in Kalbi, Fransız yazar ve şair Alfred de Musset tarafından yazılmış ünlü bir klasik tiyatro oyunu ve en çok oynanan oyunlarından biri. Claduio ile evli olan Marianne, aşığı Coelio ve Coelio’nun en yakın arkadaşı Octave ana karakterler. Oyun,Octave arkadaşının aşkına arabuluculuk yapmaya çalışırken olayların trajikomik bir hal aldığı karmaşık bir aşk hikayesini konu alıyor. Bir solukta bitecek bu trajikomik Fransız klasiği, yanlış anlamalar, tutkular ve ölümcül sonuçlar doğuran entrikalarla insan psikolojisi üzerine düşünmenize yol açacak. Ben bir otobüs yolculuğunda okuyup bitirdim, kısa sürede bitirecek veya yolculukta okunacak bir eser arayanlara öneririm.
Marianne'in KalbiAlfred de Musset · İş Bankası Kültür Yayınları · 20121,207 okunma
Reklam
Puan vermedi·500 syf.··
2026 44. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 15:44
Keşke-Bir Köy Enstitüsü Romanı/ Sema Soykan Son zamanlarda okuduğum kitaplar içinde ben en duygulandıran kitap diye başlayacağım incelemeye. Dram mı konusu diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Evet, dram efendim. Bir ülkenin gelişiminin, ilerlemesinin nasıl kötü niyetli eller eşliğinde durdurulduğunu anlatan yakın tarihimizin dramı. Hepimiz Köy Enstitüleri ismini biliyoruz ama tam olarak nedir Köy Enstitüleri? Neler yapmıştır? Nasıl kapanmıştır? Bilmiyoruz muhtemelen. Bir Anadolu Öğretmen Lisesi mezunu olarak oranın devami görürdük kendimizi ama detaylarını okudukça biz sadece minik bir uzantıymışız. Gerçi bizi de kapattılar ya, orası başka postun konusu. Sabia ve Fikret. Ikisi de fakirlikle mücadele içindeki iki köy çocuğu. Sınavları kazanmaları ile Köy Enstitüsülerinde eğitim öğretime başlayarak öğretmen olurlar. Fikret'in Sincan cezaevinde yazdığı mektuplardan,Sabia'nın da anlatımlarından okuyoruz Köy Enstitülerinin kuruluşundaki azmi, emeği. Çok saf bir aşk hikayesi içinde anlatıyor bize yakın tarihimizi Sema Soykan ve asla sıkmıyor. Elinizden bırakmadan okuyorsunuz. Sadece Köy Enstitüsülerini değil ülkemizdeki ilk uçak fabrikasından darbelere kadar. Ne bilgiler var içinde. Bilmediğim o kadar şey araştıracağım ki. Bir sürü pencere açtı bana kitap. Ne kadar anlatsam az. Lütfen okuyun, şiddetle önerimdir efendim!
Edebiyat
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20212,012 okunma
10/10
·624 syf.··
2026 62. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 13:11
Kitap Yorumu : Bir Rüya İçin Ağıt 1 / Gülşen & Şehnaz Haşimoğlu Özet; Rozerin Zeyno Kılıçhan… Ailesinin göz bebeği, güzelliğiyle herkesin dönüp bir kez daha baktığı, el üstünde büyütülmüş genç bir kadın. Hayatı boyunca ailesinin koruması altında yaşamış olsa da kalbinin sözünü dinlemek ister. Sevdiği adamla evlenmesine izin verilmeyince, her şeyi geride bırakmayı göze alarak kaçmaya karar verir. Bir gece sessizce evden ayrılır. Ancak yakalanma korkusuyla yaptığı küçük bir hata, hayatının tamamen değişmesine neden olur. Kaçabilmek için bindiği araç, hiç beklemediği birine aittir. Cesur Kadıoğlu… Adaleti, gücü ve karizmasıyla adından söz ettiren Kadıoğlu Aşireti’nin ağası. Zeyno’nun ağzından çıkan tek bir cümle ve yaşanan yanlış anlaşılma, ikisini geri dönüşü olmayan bir yola sürükler. Böylece iki genç için evlilik kararı alınır. Altı aylık evlilik sürecinde sırlar ortaya çıkar, düşmanlıklar büyür, kıskançlıklar ve hesaplaşmalar gün yüzüne çıkar. Ancak Zeyno’yu bekleyen asıl sınav, hayatına giren insanlar değil; kaderinin ona hazırladığı acı gerçekler olur. Yorum; Bu seri beni resmen uykusuz bıraktı. “Bir bölüm daha okuyayım.” derken gecenin nasıl geçtiğini fark etmediğim kitaplardan biri oldu. Ama sanırım beni en çok etkileyen şey Zeyno’nun karakteriydi. Her düştüğünde yeniden ayağa kalkması… Her kırılışında biraz daha güçlenmesi… Her şeyini kaybettiğini düşündüğünde bile mücadeleden vazgeçmemesi… Tam anlamıyla bir Anka kuşu gibiydi. İnsanların sırtını döndüğü, yalnız bırakıldığı ve kimsesiz hissettiği sahnelerde kalbim kırıldı. Bir karaktere bu kadar üzülmeyeli uzun zaman olmuştu. Cesur’a gelirsek…Onun yaşadığı iç çatışmalar göz önünde ama yinede Zeyno’ya karşı gösterdiği acımasız tavırların bir kısmını haklı bulamadım. Bu yüzden okurken ona kızdığım
Bir Rüya İçin AğıtŞehnaz Haşimoğlu · Lapis Kitap · 2022595 okunma
5/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:27
Whitney G. tarafından kaleme alınan Sevgiler, Carter, çocukluktan beri birbirlerinin en yakın arkadaşı olan Arizona ve Carter'ın, üniversite yıllarında aralarındaki sınırları aşarak beklenmedik bir aşka yelken açmalarını konu alan eğlenceli ve sürükleyici bir romantik komedidir. Arkadaşlık onları hazırlıksız yakalamıştı aşk da öyle. Carter ve Arizona dördüncü sınıftan beri arkadaşlardı, birbirlerinden nefret ettikleri zamanlarda bile. Geçip giden yılların, ilk öpücüklerin, ilk kalp kırıklıklarının ve ilk aşkların arasında değişmeyen tek şey dostluklarıydı. Şimdi üniversitedeydiler ve Carter bir ilişkiyi altı aydan fazla sürdüremezken, Arizona risklerle olasılıkları değerlendirdiği çizelgeler oluşturarak mükemmel adamı bulmanın peşindeydi. Başarısız aşk hayatlarına yakından tanıklık eden arkadaşları ikiye ayrılmıştı: Bazıları ikisinin birlikte olma ihtimaline gülüp geçerken, diğerleri bunun hâlâ gerçekleşmemiş olmasına şaşırıyordu. Bu ayrılmaz ikili için ise durum gayet basitti – birbirlerinin tipi değillerdi. Ta ki bir gecede tüm sınırlar geçilene kadar. Aralarında bir şeyler olmadığına başkalarını ikna etmek kolaydı, peki ya kendilerini? Şimdiden iyi okumalar ...
Sevgiler, CarterWhitney G. · Yabancı Yayınları · 20211,125 okunma
Tutkunun ve Safiyetin Savaşı...
10/10
·360 syf.··
2026 223. kitabı
Edebiyatımızın en zarif, ruhun en gizli kıvrımlarına sızmayı en iyi bilen o naif ve melankolik kaleminin yarattığı muazzam bir duygu fırtınasına hoş geldiniz. Mehmet Rauf, Karanfil ve Yasemin ile bize sadece bir aşk üçgeni ya da bir dönem hikayesi anlatmıyor; o, insan kalbinin o en fırtınalı, en tekinsiz denizlerine yelken açıyor ve bizi arzunun, sadakatin ve vicdanın amansız savaşıyla baş başa bırakıyor. Bu roman, lüks konakların ve şık salonların fonunda, insanın kendi tutkularının esiri olarak nasıl adım adım bir çöküşe doğru sürüklendiğinin muazzam bir psikolojik anıtıdır. ​Mehmet Rauf’un kalemi, bu eserde adeta bir kuyumcu titizliğiyle çalışır; kelimeleri incelikle işlerken, ruh tahlillerinde ise adeta bir cerrah kadar soğukkanlı ve derindir. Romanın başkarakteri Samim’in, bir yanda saf, masum ve huzur veren "Yasemin" kokulu Şefika’ya, diğer yanda ise baştan çıkarıcı, tehlikeli ve tutku dolu "Karanfil" kokulu Perihan’a karşı beslediği o iki uçlu duygu, aslında insanın kendi içindeki o kadim çatışmanın ta kendisidir. Yazar, öyle bir psikolojik gerilim inşa eder ki, sayfaları çevirdikçe kendinizi kahramanın o vicdan azabı, arzu ve pişmanlık dolu zihninde kaybolurken bulursunuz. Karakterlerin hissettiği her bir kıskançlık krizi, her bir tereddüt anı, Mehmet Rauf’un o eşsiz üslubuyla okurun da kalbini sıkıştıran edebi bir tecrübeye dönüşür. ​Okurken nefesinizi kesen şey, yazarın dönemin toplumsal yapısını ve bireyin o sıkışmışlığını sadece aşk üzerinden değil, derin bir varoluşsal kriz olarak ele almasıdır. Aşk, bu romanda sadece pembe bir düş değil; insanı tüketen, aklın sınırlarını zorlayan ve insanı kendi ahlakıyla yüzleştiren devasa bir trajedidir. Mehmet Rauf bize şunu fısıldar: İnsan, aynı anda hem gökyüzünün o saf huzurunu hem de yeraltının o yakıcı ateşini
1000Kitap
Karanfil ve YaseminMehmet Rauf · Can Yayınları · 2021358 okunma
Reklam
Reklam