Aşktan önce. Aşktan sonra. Çünkü aşk bir milat. Takvimlerin kendini sıfırladığı, saatlerin yeniden ayarlandığı an. Aşktan önce olan biten her şey mişli geçmiş. Adeta yaşanmamış. Bir şekilde hafızaya sonradan alınmış. Aşktan sonra olan her şey şimdiki zaman. Öncesi ve sonrası olmayan.
"Aşk öyle bir şey değil," dediğimde kaşını kaldırdı. Ona aldırmadan devam ettim. "Ben âşık olmalıyım dediğinde âşık olmazsın. Belki onu hissedersin, yakında bir yerlerde dersin ama o kişi aslında farkında olmadan sana gelmek üzeredir. Ya da onu görmüşsündür ama o an hislerine bir isim verememişsindir. Ben âşık olacağım dediğinde olmazsın. Aşk seni oldurur. Gelir, seni yakalar, istediğini alır. İstediğin kadar kaç, üstünü ört, oradadır. Örtünün altında saklanıyordur."