​Gün olur, anlarsın ki; bazı vedalar, bazı başlangıçlardan daha hayırlıdır. Kimi insanlar, hayatına bir öğretmen gibi gelir. Sana iyiyi, güzeli, doğruyu gösterir. Sonra sessizce çıkar gider. Ve sen, onunla öğrendiklerinle yoluna devam edersin. İşte büyümek budur. Kayıplarınla değil, kazandığın seninle var olabilmektir. Nâzım Hikmet....
1000Kitap
İmanın kökü marifet, meyvesi muhabbettir. ​Kul, Rabbini bildiği ölçüde tanır; tanıdığı ölçüde kalbini O’na açar. Bilmekle başlayan o yolculuk, en nihayetinde kalbi yakıp kavuran bir muhabbet seline dönüşür. ​İşte bu yüzden; âşık olmak erkeğe de kadına da yakışır; zira Allah'a iman etmek, o sonsuz muhabbeti kuşanmak, yani aşkın ta kendisidir. ​Gözün gördüğü fani güzellikler birer gölgeden ibaretse, imanın kalbe fısıldadığı aşk, o gölgenin aslına, yani Baki olana yürümektir. ___ /Güven Taşdemir
Aşkın en yüce makamı, sevenin sevdiğinde kendini bulması; kendi varlığından geçip O’nun varlığında yok olmasıdır. ​Kul, fani olan her sevgide aslında Baki olanın tecellisini arar. Dünyada kalbe düşen her aşk kıvılcımı, insanı o tek ve mutlak güneşe götüren birer gölgedir. Çünkü ruh, aslına rücu etmek ister. ​Kalp kime ram olursa, insan onun kulu olur; kulu olduğu ise kalbinin sultanıdır. ​İşte bu yüzden, her insanın nihai aşkı, yöneldiği Rabbi'dir. Benim kalbimin de ruhumun da yegane sahibi, aşkımın tek muhatabı Allah Azze ve Celle'dir. ___ /Güven Taşdemir
Sümbül Yanardağı'nın talanında bulunmuş paramparça bir cerendi, ipekten damıtılmış lacivert sevdanın çok çocuk öldürdüğü bir hatayı anlayarak başladı aşka ve süreğen bir tutkuyla kısalttı sevişmeleri. Bu yakası paçası darmadağın kentin girişinde mutsuz bir adam, mutsuz bir hayat, yaşanmamış bir deniz yolculuğu, bir tür... bir tür... Nereye gizleyeceksin kendini (çocuklar sırlarını aynaların arkasına saklarlar ya), nereye sokacaksın başını, kanayan göğsüne hangi yüzü banacaksın; hangi in, hangi zula sona dek taşıyacak sana ait olan diğerini? Gelmiyor işte beklediğin mektup, çalmıyor sevdiğin kapını! Bu hüznü kimse ilhak etmez.
Şiir
Araya dünya sözleri karışmadan..
Ay sesiyle, gün sesiyle, gül sesiyle Tırmanırım kalbinin tepesine ve işte Zakkumların diliyle konuşabilirim seninle Rüzgârın ve acının bildiği dilde Acelesiz, hiç yarışmadan Sessiz oturabilir miyiz seninle?
Şiir