- Elbette gelecektin.. ve geldin işte. Haydi artık gidelim, mümkün olduğu kadar çabuk ayrılalım, bu muhteşem saadetin bir zerresi bile kaybolmamalı, asla kaybolmamalı, dedi. Sanki o, uzun bir yolculuktan yeni dönmüştü ve ben onu garda karşılamıştım, şimdi de evimize gidecektik. Her nefes alışta saadetimi bir parça daha idrak ediyor, bir parça daha içime sindiriyordum. Ömrümün kalan kısmı üzerine tatlı bir ışık düşmüş, gelecek günlerim şeklini bulmuştu. Doğrulmam için kolumdan çekiyor ve: - Haydi haydi, diye acele ediyordu. Uçup gitmek ister gibiydi. Ona: - Yarın nerede buluşacağız, diye sordum. Kolumu tutan parmakları gevşedi ve: - Yarın buluşmıyacağız, dedi.
Sayfa 49·Kitabı okuyor
Öyleyse sakın ufkun, gördüğün şeyden ibaret olmasın!
Bir adam, eşini hayvanat bahçesine götürdü. Maymunların kafesinin önünden geçerken, bir erkek maymunun dişisiyle oynayıp eğlendiğini gördüler. Kadın, “Ne harika bir aşk hikâyesi bu!” dedi. Aslanların kafesinin önünden geçtiklerinde ise, aslanın sessizce oturduğunu, dişi aslanın ondan uzaklarda oynadığını gördüler. Kadın, “Ne kadar da acıklı bir aşk hikâyesi!” dedi. Bunun üzerine adam küçük bir değnek parçasını dişi aslana doğru attı. Erkek aslan birden hiddetlendi, kükredi ve hızla koşarak dişisini korumak için geldi. Sonra maymunların yanına döndüklerinde adam küçük bir değnek parçasını dişi maymuna doğru attı. Erkek maymun ise aldırmadı, oyununa ve eğlencesine kaldığı yerden devam etti, sanki hiçbir şey olmamış gibi… ​Öyleyse sakın ufkun, gördüğün şeyden ibaret olmasın!
Sayfa 134 - Nida yayınları
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?" Yeni Ahit, "Markos", 1 5:34; "Matta", 27:46. (Y.N.)
Sayfa 58·Kitabı okudu
Orpheus'un hikayesi bugün bile bizi derinden etkiler çünkü bir başansızlık hikayesidir. İnsan varoluşunun o gizemli ve kadim iki gücünü, ölümü ve aşkı uzlaştırmaya ve daha yabani olanının en azından küçük bir ödün vermesini sağlamaya yönelik o muhteşem girişim, nihayetinde başarısızlıkla son bulmuştur.
Sayfa 58·Kitabı okudu
Sanatı ve var olma nedenini, ruhunu gözler önüne serrnekten ibaret olan sanatçı kendini üretmek zorundadır, ruhunun yansımasını görebilmek için seyircisine dönmek zorundadır. Ve yasaklanmış olsa da önünde sonunda yapacaktır bunu.
Sayfa 56·Kitabı okudu
Yeraltı dünyasına indiğinde sanatının muazzam bir etkisi olmuştur. Ovidius'un ifadesiyle, "solgun ruhlar ağlamaya başlamıştır"; sadece yalvardığı hükümdarlar değil, sayısız isimsiz ölü de ağlamıştır. Sesini duyan herkes, ayaklanna kapanmıştır - burada milyonlarca kişi söz konusudur. Ama şimdi, engebeli ve uçurumlarla dolu dönüş yolunda, ölülerden oldukça uzaklaşmış, canlılara yeterince yaklaşamamışken artık sesini kimse dinlememektedir. Peşinden gelen tek bir kişi dışında. O da hiçbir şey söylememektedir. Acaba neden? Yoksa konuşması yasaklanmış mıdır? Bir kez bile olsa bir, "Bravo!" ya da "Ne kadar da güzel!'' diyemez mi? Hiç değilse sevinçle ve hayranlıkla ellerini çırpamaz mı? Hala orada mıdır acaba? Ya yolunu kaybetmişse? Ya da hiç peşinden gelmediyse? Yoksa onu ... -şarkı söylemeye devam ederken aklından geçenler bunlardır; bu korkunç düşünceler kafasında dönüp durur çünkü o fazlasıyla nevrozludur, yani sıradan bir insandır-.
Sayfa 55·Kitabı okudu