O sahneyi çok iyi somutladım. Bir mitinge gider gibi gideceğim idama. Asılma günü gelip çatınca o sevdiğim giysilerimi giyeceğim. Postallarımı, parkamı… Beyaz ölüm gömleği giydirmek isteyecekler, giymeyeceğim. Traş falan da olmayacağım. Önce gidip orada oturacak, bir sigara yakacağım. Sonra demli, güzel bir çay içeceğim. Haa bak, Rodrigo’nun o ünlü gitar konçertosunu dinlemek isterim orada. Sanırım asılacak bir insanın son isteğini geri çevirmezler… Sonra urganı kendim geçireceğim boynuma. Ve dönüp, orada asılmamı seyredenlere, burada ölen yalnızca bedenimdir diyeceğim. Ama düşüncemi öldüremeyeceksiniz. Düşüncem yaşayacak.
bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
gittiler akşam olmadan ortalık karardı.
İnsan mutlu olmak ister, bu yüzden berbat haldedir. Yaratılış planının, insanın mutlu olması gibi bir maksadı yoktur. Kişi, yaşamın anlamını veya değerini sorguladığı an hastadır.