Zulmün her türlüsü
Kötü kardeşler
Hiçbiri
İnsana göre değil
Ağaç dikmek sabahları uyanmak iyi
İyi hayvanlara bakmak çiçekleri sulamak
Rahatsalar uyuyan insanların soluğunu dinlemek iyi
İyi hürlüğü düşünmek
Yaşamak onun için
Bütün gün çalışmak onun için iyi
Bütün çocukların uyuyuşu uyanışı iyi
Zulmün her türlüsü kötü.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Malakanlar dinsel ibadet ve inançlarıyla Rus Ortodoks kilisesinden kopmuş, kendilerini ruhani Hristiyan (Bogomil) olarak tanımlayan tarım kökenli bir Rus topluluğudur.
Esas isimleri Molokanlar olan bu topluğunun ismi Rusça’da süt anlamına gelen Moloka sözcüğünden türetilmiştir ve bu tanımlama bir ırka değil, bir Hristiyan (Bogomil) tarikatına karşılık gelmektedir.
İçsel inançları itibariyle Tanrıya tahta, taş veya diğer objelerle temsil edilerek ibadet edilmesine karşı çıkan Molokanlar, tek otoritenin gücüne inanıyorlar. İkon ve haç gibi el yapımı şeylerin Tanrı olmadığını ve bu tür objelerin insanoğlunun abartısı olduğunu belirten topluluğun benimsedikleri inanç sistemi yüzünden, topluluk Sibirya’dan Uzakdoğu’ya Ortadoğu’dan Kafkaslar’a ordan Kanada,
Amerika ve Yeni Zelanda’ya göç etmek zorunda bırakılmışdır.
Bu inanç sistemine göre dini bütün olmayı kardeşlik ve yardımseverliğin hakim olduğu ve bu iki davranışın sağladığı mutlu bir yaşam olarak inanıyorlar.
Diğer insanları kınamamak, dış görünüşe ve mala-mülke tapmamak, her zaman iyi niyetli olmak, çalmamak ve yıkmamak ise Malakanların kırmızı çizgileri.
Bu kırmızı çizgileri yüzünden 1683 yılından itibaren Rus bürokrasinin ve Rus Ortodoks kilisesinin baskılarına maruz kaldılar.
1805 yılına gelindiğinde ise bu baskı ve zulüm en üst düzeye ulaştı.
Kendi inançlarına uygun olarak hareket etmeleri, ibadet için biraraya gelmeleri, hatta Ortodoks mezhebinden olanlar tarafından çalıştırılmaları, pasaport almaları ve nüfusa bağlı oldukları yerlerden ayrılmaları yasaklandı.
Barbarlık olarak nitelendirdikleri bir savaşın getirdiği koşullarla birlikte Güneydoğu Kafkasya’ya yani Doğu Anadolu bölgesine göç etmek zorunda bırakıldılar.
93 Harbi sonrasında Kars, Ardahan ve Iğdır’ı ele geçiren Rus Çarlığı, topluluğu bu