"Bin nedametle nihayet anladık ki dünyada belki herşeyi bulmak kolay, kendini bulmak zormuş. Kendimizi nerede bulalım? Kendi dışımızda nereye koştuksa gurbette kaldık."
(Nurettin Topçu)
"Sakın ola bir domuzla güreşmeğe kalkışma. Domuz kısmıyla çamurlara gark olmadan güreşemezsin. Kirlenmeden domuzu mağlup edemezsin. Bil ki, sana mağlup olmak domuzu kederlendirmeyecektir. Bilakis, senin kirlenmiş olman onun hoşuna gidecek ve güreşirken kendisinin biraz daha kirlenmesi domuzun memnuniyetini kat be kat artıracaktır."
İsmet Özel
Eğer bir kimse keşfin sadece kitaplarda yazılı delillere bağlı olduğunu zannederse Allah'ın geniş rahmetini daraltmış olur. Hz. Peygamber'e (sallallâhu aleyhi ve sellem) “Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslâm'a açar” âyetindeki “açma (şerh)” kelimesinin manası sorulduğunda: “O, Allah'ın kalbe bıraktığı bir nurdur” diye cevap vermişti. “Bunun belirtisi nedir?” denildiğinde ise “Aldanma yurdu olan dünyadan sakınıp ebediyet yurduna, âhirete yönelmektir” demişti. Yine Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu konuda şöyle buyurmuştur: “Yüce Allah mahlûkatı karanlıkta yarattı, sonra üzerlerine kendi nurundan serpti.” İşte keşf bu nurdan istenmelidir. Bazı zamanlarda bu nur ilâhî cömertlikten dolayı taşıp akar. Böyle zamanları gözetlemek gerekir. Nitekim Hz. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) “Hayatınızın bazı günlerinde Rabbiniz’in kerem meltemleri eser. Dikkat edin ve bu lütuftan yararlanmaya bakın"demiştir.