Ali Aşkın

Ali Aşkın
@askin_29
"Bin nedametle nihayet anladık ki dünyada belki herşeyi bulmak kolay, kendini bulmak zormuş. Kendimizi nerede bulalım? Kendi dışımızda nereye koştuksa gurbette kaldık." (Nurettin Topçu)
Gazzâli'nin Serüveni
Gazzâlî, sûfilerin ilimlerinin vardığı sonucun nefsin engellerini aşmak, kötü ahlâktan ve çirkin vasıflardan arınmak ve böylece kalbin Allah'tan başka her şeyden boşaldığı ve Hakk'ın zikriyle süslendiği bir mertebeye ulaşmak olduğunu görmüştü. Mükâşefe ve müşahedeye dayanan bu yöntem vahyi en güzel şekilde anlama ve anladığına teslim olarak yaşamayı sağlıyordu. Mutasavvıfların söz değil de hâl ehli olduklarını görünce bu yola girmekten başka çaresinin kalmadığını anladı. Otuz sekiz yaşında Nizamiye Medresesi'ndeki vazifesini bırakarak Bağdat'tan ayrılmasıyla bu süreç başlamış oldu.
Sayfa 16 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
SUSUZLUK İÇİMİZDE
Susuzluğunu fark edip suyu arayan yok. Suya hasret çeken yok. Ne yazık ki suyun yanıbaşında susuzluktan dudakları çatlamışlar çok. Su yanlış yerde aranıyor. Bu tertemiz su tanınmıyor. Tanıyanlarımız da ondan kana kana içmiyor, belki birkaç yudumla yetiniyor.
İnsan
Sıkıntısız Hayat Talebi
Kusur: Nefsin bir kusuru da, sevinç içinde olmayı istemesi, kendini övmesi ve sıkıntısız, rahat bir hayat talep etmesidir. Bütün bunlar gafletin neticeleridir. Tedavisi: Nefsin başına geleceklere karşı uyanık olması ve tedbir alıp hazırlıklı olmasıdır. Rabbi’nin kendisine emrettikleri hususunda noksanlığını, bunları tam olarak yerine getiremediğini, yasak ettiklerini de (utanmadan) işlediğini bilmesidir. Yine bu dünyanın (ahirete nispetle) kendisi için bir hapishane olduğunu, burada sevinç ve rahat olmadığını kesin olarak idrak etmesidir. Nitekim Allah Rasulü sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Dünya müminin hapishanesi, kâfirin de cennetidir.” (Müslim, Zühd 1; Tirmizî, Zühd 16)
İnsan
Seversen bir güzel sev, çekme çirkin derdini.. 🎶
“En güzel nimetler üç tanedir: Arzularına gem vurmayı tavsiye eden akıl, cehaletten alıkoyan ilim ve fakirlik korkusunu söküp atan kanaat.” Ahmed b. Âsım el-Antâkî (k.s)