Sanırım uzun zamandır okuduğum en kötü kitaplardan biriydi. Konu ve karakterler açısından değişik olsa da yazarın anlatımından olayların gidişatından hoşlanmadım. Evet ortada bir aşk vardı ama o aşk nereden çıktı onu bile anlayamadım. Okumaya değmez zaten 3 kitaplık bir seri sadece 2 tanesi çıkmış diğerini de okuyup kitapları kaldırıcam.
Leydi İsabel kendinin ve kardeşlerinin lanetli olduğunu onlarla aşık olmadan evlenecek adamların öleceği yalanını uzun zaman sürdürmüş ve evlilikten böylece kaçmıştır. Fakat bu kaçış Tudor Kralı tarafından verilen emirle Sör Rand'ın karısı olmasıyla son bulur. Sör Rand evliliklerinin ilk günlerinde krala ihanetten kuleye kapatılır ve idam gününü beklemeye başlar fakat Leydi İsabel masum olduğunu düşündüğü adamı kurtarmaya kararlıdır.
"Çünkü ben onlar kadar üçkağıtçıyım. Benim de aklımda krallar ve kraliçelerle hiç ilgisi olmayan tek bir şey var."
"O neymiş?"
Derin bir arzuyla, "Bir hanımın dudaklarının diğer işlevlerini sana göstermek," dedi. "Özellikle de küçük, keskin, pembe dilinin."