Sonra, bu kez de gönül sesimle son defa, insanüstü fedakarlıklar ve gayretlerle var edilmiş vatanımı, en doğru değerlerle yetişmekte olan Türk gençliğine emanet ettim.
İçim rahat gidiyordum, biliyordum ki ihaneti gören kuşağın torunları onlara emanet edilen değerleri gözleri gibi koruyacaklar, Cumhuriyetlerini çağdaş medeniyetlerin en itibarlısı yapmaya çalışacaklar ve ülkeleri işgal edilmedikçe asla savaşa bulaşmayacaklardı.
Çünkü ben onlara çok önemli iki vasiyette bulunmuştum: “Yurtta sulh, cihanda sulh” ve “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir”