Leyla Yolalan
10/10
·104 syf.··
2026 32. kitabı
Mustafa Başpınar’ın Başka İklimler adlı deneme kitabı; okuru şehirler, kitaplar, yazarlar ve hatıralar arasında dolaştırıyor.Mustafa Başpınar ilk denemesinde doğum tarihi hakkında şöyle diyor “Yetmiş dokuzda doğan ama doğumunu doksan beş yılıyla başlatan biriyim. Çünkü öncesi susuz geçen bir yaz adeta. Işıksız, aşksız, kelimesiz, kitapsız geçen yıllar.” Ve muhteşem bir cümleyle devam ediyor:” Hayatı kitapla öğrenen insanlardanım ben.” Yazar, bazen bir roman kahramanıyla kendini özdeşleştiriyor, bazen okuduğu kitaplardan hareketle hayatı sorguluyor. Kitabın en sıcak, en samimi sayfalarının ise ninesiyle ilgili anılar olduğunu düşünüyorum. Bu bölümlerde kişisel hafıza, çocukluk özlemi ve geçmişe duyulan vefa iç içe geçmiş adeta. Başpınar’ın dili o kadar sade, akıcı ve içten ki kitap bende eski bir dostla sohbet ediyormuş duygusu uyandırdı.Başka İklimler; yalnızca kitaplar, şehirler, anılar, insanlar üzerine değil; insanın dünyayı anlama ve anlamlandırma çabası üzerine de düşündüren bir eser. Zaten sayfalar ilerledikçe okur kendi iç iklimlerinde dolaşmaya çıktığını fark ediyor. Deneme okumayı özleyenler için eşsiz bir kitap Başka İklimler.
Edebiyat
Başka İklimlerMustafa Başpınar · Muhit Kitap · 20267 okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2026 11. kitabı
İki ayrı günlüğü okuyoruz, bir yanda Ecmel bey anlatırken yaşadıklarını bir yandan da Derya anlatıyor. İkisi de kendi yaşamını günü gününe dökerken günlüğüne bir yerde buluşuyorlar. İkisinin de aşka olan inancı, aşk ile sınanışı.. Derya, abisinin sevgilisi ve kendisinin de yakın arkadaşı olan Suzandan bahsediyor uzun uzun. Onun aşkını anlatıyor her defasında. Abisini kıskanırken ondan içten içe hala özlüyor fa Suzanı. Abisi ile ayrılmış olsa da Suzanı niye bırakıyordu ki? Ecmel bey aşksız bir evde, annesinin babasına karşı direnişinden bahsediyor. Çok sert bir kadındı diyor. Babasının başka kadınlara gitmesinin sebebinin de olduğunu anlatıyor. Annesinin çok ketum olması hiçbir şeyden memnun olmaması.. Yıllar sonra kendi evlendiğinde de bu süregelmiş. Olmamış yürümemiş bir şekilde evliliği. Her şey bir zorunlulukmuş. Derya ile Ecmel bey denk düşünce bir yerde ikisi de birbirinin anı arkadaşı olmuşlar..
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·128 syf.··
2026 22. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 20:52
Suzan defter kitabını okumak için içine bir klavuz koymaları gerektiğini düşündüm bitirince.Çünki diğer eserlerden farklı bir basım tekniği vardı. 2 3 sayfasını okuduktan sonra basım hatası bile olacağını düşündüm. ta ki sol tarafındaki yazılanları erkek karakterin,sağ tarafında yazılanlarında kadın karakterin ağzından aktarıldığını çözene kadar. Kitabı ilk başta nasıl okuyacağınızı bilemiyorsunuz.İster istemez bir okuma planı oluşturmanız gerekiyor.Ben tarih tarih okumayı tercih ettim.Başka bir tarihe geçeceği zaman kadın karakterin gözünden baktım olay örgüsüne. Kitabın sol taraftaki günlüğün sahibi Ekmel Bey aşksız bir anne babanın çocuğu olarak büyümüş. Evlenmiş,eşinden ayrılmış büyük bir evde tek başına yaşayan,evden çıkmak istemeyen,işini bırakmış bir avukat. Ardından iz bırakmak için yazmaya başladığı defter bittiğinde ölümü planlayan,kendisini hapsettiği evini satışa çıkarıp sırf biri gelsin sohbet edeyim diyecek kadarda yalnız biri. Sağ tarafında yer alan satırları ise Derya karakterimizin bakış açısından okuyoruz.Derya annesini çok küçükken kaybetmiş,hayran olduğu abisiyle yaşayan,evlenip,boşanan babaannesini kaybettikten sonra ise evden çıkmak için bir nedeni olmayan ama çıkmak içinde çabalayan bir kadın,Ekmel beyi satılık ev ilanı için arıyor almak için değil sırf dışarı çıkacak bir nedeni olsun diye.İki yalnız konuşmak isteyen insanın yollarıda bu sayede kesişmiş oluyor. Aynı tarihte İki bakış açısından da okuduğumuz için olanları bazen hangisi doğru söylüyor diye düşünmedim değil.Başta biraz kafa karıştırıcıydı ama güzel bir eserdi okumanızı tavsiye ederim.kitaba ismini veren Suzanımız var bide kendisini Derya'nın anlatımından tanıyoruz ama ona değinmeyeceğim çünkü yazdıkça yazarım.siz okuyun Ne demek istediğimi anlayacaksınız keyifli okumalar.
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,2bin okunma
7/10
·234 syf.··
2026 91. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 20:18
Enduring Vendettas adlı serinin 3.cü kitabı ve gayet hoştu . Serinin ilk kitabını çok beğenmiştim ikinci idare etti gibi oldu . Bu kitapta iyiydi sıra ile okunması lazım zira konu devam gibi oluyor .Bu kitabın ana çiftini ilk kitaptan beri tanıyoruz zaten . Katia 40 yaşında ilk kitapta tanıştığımız mafya babası Michael Caruso'nun muhasebecisi . Kadın ilk olarak işe striptizci olarak başlayıp bu noktaya gelmiş . Zamanında kız kardeşini Rus Bratva yüzünden kaybetmiş . Michael ile bir müddet aşksız anlayışa sekse dayalı bir ilişki yaşamışlar bitmiş sonra aşırı yakın aile gibiler .Leo 42 yaşında kurallara oldukça bağlı ilkeli FBI ajanı ve Michael ile karşılıklı bilgi alışverişi ile iş yürütüyorlar . Bu sebeple Leo Katia'yı tanıyor ve kadına hasta hatta aşık ama o kadar farklılar ki adam asla atak yapmıyor . Rakip Bratva tarafından Michael'ın hesaplarında hackerların oynama yapıp onu hapse attırmayı denemesi ile başlayan olaylar durumu değiştiriyor . Katia ve Leo yakınlaşıyor ve çok güzel bir aşk doğuyor . Arada bazı aksiyonlar yaşandı olaylar oldu ve aşk bence çok hoştu kitap .
Unbridled FireKaya Sable · Reading Goddess Press, LLC · 01 okunma
10/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2024 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2024 15:10
Camlardan ölesiye sarkan gündelikçi kadınlar, elindeki eczane poşetleriyle çaresiz bekleyen yaşlı adamlar, pazar yerlerinden artık toplayanlar, eskimiş kıyafetleriyle düğün salonlarında şarkı söyleyenler, sefer tasından utanan genç adam ve diğerleri. Şehrin ötekileri yani. Biraz Raif Efendi, biraz Maria Puder, Sartre, Bachelard, Anna ve biraz Kudüs. Karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, çok nefessiz, çok sabahsız, çok aşksız, çok çiçeksiz, çok neşesiz, çok kitapsız bir şehirde hayatta kalabilmek için her şey. Büyücülerin, haramilerin, borsacıların, reklamcıların, korsanların, işgalcilerin, bankacıların elinden kurtulabilmek için yani. Tarık Tufan, "Bir Adam Girdi Şehre Koşarak" kitabında her şey hızla akarken, yavaş gidenleri, yorulanları, rekabete güç yetiremeyenleri ve onların mekanlarını anlatıyor.
Bir Adam Girdi Şehre KoşarakTarık Tufan · Profil Yayıncılık · 20199,9bin okunma
7/10
·128 syf.··
2026 170. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 18:09
~Üç Yıl Aşksız yaşanabilir mi ya da evlenememiz için illaki aşık mı olmalıyız? Bu soruların cevabını aldığımız sonunda hele şükür be dediğimiz bir romanla karşı karşıyayız diyebilirim. Aşkın her zaman büyük ve tutkulu hislerle başlamadığını, bazen zamanla değişip dönüşebildiğini çok gerçekçi bir şekilde anlatıyor. Hikâye boyunca Laptev ile Yulia’nın evliliğini okurken karakterlerin birbirine karşı hissettikleri yabancılığı, yalnızlığı ve zaman içinde değişen duygularını görmek oldukça etkileyiciydi. Çehov burada ilişkileri romantikleştirmek yerine tüm kırgınlıkları ve sessizlikleriyle anlatıyor. Bu şekilde bence okur samimiyeti daha çok hissediyor :) Kitapta en hoşuma giden şey, karakterlerin çok doğal hissettirmesiydi. Özellikle insanların bazen ne istediğini bilememesi ve hayatın monotonluğu içinde sıkışmış hissetmeleri çok gerçekçi işlenmişti. Çehov’un sade ama duygusu güçlü anlatımı sayesinde kitap sakin ilerlese bile insanı düşündürmeye devam ediyordu. Finali de istediğim gibi yaptığı için kitabı sevdim diyebilirim. Okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar :) Anton Çehov
Duygu ve Düşünce
Üç YılAnton Çehov · Kızıl Panda · 20235,9bin okunma
Reklam
Reklam