Belki de bu melek çocuk, bana altından kalkabileceğim için gelmişti. Kim bilebilirdi ki ? O an hayatımın kararını verdim, başkalarını veya kendimi suçlayarak kurban rolüne bürünmeyecektim. Kurban psikolojisi insanı darmadağın eder. Şimdi ayağa kalkma zamanıydı. Kendimi ya imha ya da inşa edecektim . İşte seçimim ve hayatım buydu."Zor diyorsun,bzor olacak ki imtihan olsun." demiş Mevlana. Her yaşamanın bir sebebi ve ödülleri vardı. Allah 'ım böyle uygun gördüyse vardır bir hikmeti. Ben gücümü ondan alıyorum. Şükürler olsun Rabbime, bugünüme.
Günün ilk ışıklarıyla kozasını yırtan kelebekler, bir günlük hayata sahip olsalar da bir ömür yaşamak için kanat çırparlar. Bir gün ama bir ömür, bir ömür ama bir gün.
Başka bir tırtıl da bir gün kelebek olacağının farkında olmadan, sürünerek hayat yolculuğunda santim santim yol alıyordu. Kainatta bir hiç denecek kadar küçük de olsa halinden memnundu. Sürünerek yaşıyor olsa da isyanı yoktu hiç. Gözleri, bir gün düşlerine ulaşabileceği umuduyla ışıl ışıldı. Tırtılı böylesine mutlu ve umutlu yapan tek hayali, uçmaktı. Kazadan çıkmak! Kazadan sıkıntıyla çıkar ipek... Ne büyük emek... Mucizenin ta kendisi!