Uzaktan izliyorum bütün filmleri Ezbere biliyorum bütün replikleri Arada çıkan fon müziklerini… Emin miyim peki asla Kim oynadı bahçemize ekilen tohumlarla Birine güvenmeyi tam olarak nerde bıraktık? Peki kendimize olan güveni nerede unuttuk? Kim sebep oldu bu kadar rezilliğe? Uzaktan izliyorum bütün filmleri Harfi harfine biliyorum replikleri En sağlam karakterimle Kendime olanca güvenimle Yeri titrete titrete yürürken Bakamıyorum kimsenin gözlerine Bir bakışla siniveriyor en ücra köşeye Kim oynadı arka bahçemize ekilen tohumlarla
On ay önce tanıştığım sınıfıma video hazırladım.Gözlerim doldu Sevginin neleri başardığına olan inancım artık bambaşka bir halde . Kendime benzetip kapı gıcırtısına oynattım.Nadir temiz gömlekle eve döndüm ya onların gözyaşı ile ıslandı ya akan burunları … Bazen hiç sıcak kahve içemedim.Ama onları ilk gördüğüm gün endişeli bakışları yerini içten gülen gözeneklerine biraz da özgüvene bıraktı .Onlar kimsenin analamadığı günler gözlerimden içimdeki acıyı ,sevinci anladılar .Onlar benim hayata tutunduğum bir halat oldular .Allah bir annenin dediği gibi bu sınıfa sizi yolladı ama kanatlarınız yok…. Sizi asla unutmayacağım karizmatik oğullarım .Seneler sonra yolda görünce de sarılıp birbirimizi anlayacağız . İyi ki tanıştık benim en özel sınıfım…
Hayata Dair
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İz bırakan insanları severim. Yara izi yok.
Bunlar, hayatınıza sessizce giren ve yolunuza sessizce devam eden insanlardır. Yüksek sesler değil, jestler konuşur; öfke değil, duygular çığlık atar. Kalp dediğimiz o küçük yerde iz bırakan insanları seviyorum... Onlar asla gitmeyecek olanlardır çünkü her gün gösterdikleri küçük iyiliklerle o yeri fethetmişlerdir. Stephen Littleword
Duygu ve Düşünce
Dilerim Allah'tan; Ahımı alanlar, bana yaşattıklarını yaşamadan asla huzur bulmasınlar. Ben kimseye bilerek kötülük yapmadım, kimsenin gururuyla oynamadım. Gece yastığa başımı her koyduğumda, içim hep rahattı; çünkü kimsenin canını yakmadım. Benim gözyaşlarımla yükselenin yolu asla açık olmasın. İlahi adalet şaşmaz; bugün gülenlere, yarın hesap sorulur. Ben artık susup geri çekiliyorum. Ama biliyorum ki; ahım da, duam da, elbet sahibini bulur.Ve helallik istemeye mahkum olur...
"Güzelliğin sesi kısıktır" diyor nietzche sessizce çabalayanlara, bir çiçeği sabırla büyütenlere, bir çileyi sabırla çekenlere, karınca misali adım adım ilerleyip asla yürümekten vazgeçmeyenlere, sessiz savaşlara sessiz zaferler elde edenlere selam olsun..;)
Bugün ilginç bir bilgiyle karşılaştım, bunun üstünde biraz muhasebe yapmak istiyorum. Öyle bir ağaç düşünün ki bir hayvanı kölesi yapıyor, düşündüğümüzde böyle bir şey mümkün mü demeden edemiyoruz. O zaman sizleri Akasya ağacıyla tanıştırayım. Doğada bitkilerin hareket kabiliyeti kısıtlı olduğundan her zaman yenilme riski altındadırlar. Akasya ağacı da otçuları uzak tutmak adına yapısında keskin dikenler ve acı bir tat geliştirmiş. Fakat bu savunma sistemi yeterli olmayınca çözümü bu sefer de karıncaları köleleştirmekte bulmuş. Peki nasıl mı? Akasya ağacı karıncalara mükemmel bir ev sunar, ağacın üzerindeki dikenler boş olduğundan karıncalar burada ev yaparlar. Ağaç bununla da yetinmez, yetişkin karıncalar için tatlı bir sıvı, yavru karıncalar içinse protein açısından zengin özel besinler üretir. Yani karıncalara hem yiyecek hem de ev sunar. Karıncalar bu kadar güzel bir evin hakkını vermek için elinden geleni yapar. Bu süreçte ağaca zarar veren hayvanları sokar, hatta güneş almasını engelleyen bitkilerin yapraklarını bile budarlar. Yani anlayacağınız Akasya ağacı torbacılığın dibini vurmuştur, kendisine bu kadar iyi bakan muhafızlarının kaçmasına asla izin vermez. Karıncalara verdiği tatlı sıvıya öyle bir enzim katar ki karıncalar başka hiçbir şekerli besini yiyemez hale gelir. Buna alışan bir karınca ağacı terk etmeye kalkışsa dahi başka yerde yiyecek bulamadığı için açlıktan ölür. Şu karıncalar da köleliğe ne meraklılarmış! Demem o ki Akasya ağacı bir nevi Haşhaşiler gibi davranmış. :D Bu olayı günlük hayatımız açısından da düşündüğümüzde aslında karıncalardan pek de bir farkımızın olmadığını göreceksiniz. Akasya ağacı da burada devlet ve üst kesim yöneticiler oluyor sayın arkadaşlar. Sözde Akasya ağacının rahatı kaçmasın diye karıncayla anlaşma yapılıyor ama
Duygu ve Düşünce