Manita göğüsümde uyurken fotoğrafını çekip "evde aslan beslenmek de zor iş" Yazma isii
Aslan olmayı hayal eden bir kedi , farelere olan iştahını kaybetmelidir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Aşk işleri benlik değil aslan parçası
Alıntı
Benim bir yarım Azeri bir yarım Terekeme. Oğlak burcuyum ama bu iki milliyetimin verdiği hayâsızlıktan dolayı İkizler ve Aslan burcundan halliceyimdir. Hayâsızlık yetmiyormuş gibi birde erkeğim. Öz özüme belayım. Benim olduğum yerde ister çalıştığım yer olsun ister herhangi bir yer. Ben varsam orada geçmişte veyahut o gün olan herhangi bir sorunu dile getirmeyeceksin. İş halledilmişse bile sanki benim üzerime vazifeymiş gibi bir daha aynısı veya benzeri olmasın diye kendimce uğraşır, bir şeyler yaparım. Ben bu hayâsızlığım yüzünden bir gün başıma bela alacağım ama bu İstanbul'un kırık milletini bile asker yapabiliyorum. Huyum batsın. Çalıştığım yerde müşteriler en basit otoparkta engelli yerine arabaların yanaştığından muzdaripler. Haklılar da. Ben hemşire çocuğuyum. Bu milletin en ağır acısını bile çocukluğumdan bu yaşıma kadar iliklerine kadar gördüm. Yani doktor olsaydım Azrail'i kızgın sopayla kovalardım öyle Terekeme inadı var bende. Gece otoparkta didik didik devriye atarken hangi engelli yerine yanaşmış araba varsa çekip nokta atışı yerini yazıp gruptan paylaştım belki müdürler sahiplerini tanıyordur diye. Engelli yerine yanaşan arabalar da öyle kıçı kırık araba değil ha böbreğini satsan alamayacak türden. Rüyamda görsem psikolojik destek alabileceğim jipler var. Millet artık kara para mı haklıyor, kul hakkının namusuna mı göz diktiler... Yani şerefsizlik ancak fıtratın da olacak ki alabilesin...
Yetmiş dokuzun kışıydı, Sertti, soğuktu İstanbul’a kar yağıyordu.. Kömür yanıyordu sobalarda Geceleri polisler, bekçiler oluyordu.. Bir de biz oluyorduk Ölümüne üşüyorduk ha Yalan yok polisler de üşüyordu On altı yaşındaydım.. Her şeyi bükecek bileğim vardı On altı yaşındaydım Aslan gibi ortadaydım Gündüzleri okulda coğrafya defterimin arkasına Senin için şiirler, Geceleri duvarlara ülkemi kurtarmak için Kahrolsun yazacak kadar adamdım On altı yaşındaydım Ne senin haberin oluyordu şiirlerimden Ne de birileri kahroluyordu Mahalle duvarlarına çiziktirdiğim harflerimden On altı yaşındaydım Yalan yok
Şiir
Devriye sende ben kaçıyorum aslanım.
Alıntı