"Diz çökmezdim önünde canın bilseydin beni.
Söyler misin Brutus? Bizim evlilik anlaşmamız
Senin sırlarını bilmek hakkını
Vermiyor mu bana? Sadece sözde
Ya da belli bir sınıra kadar mı eşinim?
Sofranda oturmak, yatağını şenlendirmej,
Arada bir seninle konuşmak için mi yalnız?
Keyfinizin kenar sokakları mı benim yerim?
Öyleyse Portia Brutus'un
Bir odalığı demektir, karısı değil.
Ve biliyordum ki bir erkeğin evlenmeden önce bir kadına verdiği tüm güllere, öpücüklere ve restoranlarda yedirdiği akşam yemeklerine karşın gizliden gizliye istediği tek şey, evlilik işlemleri biter bitmez kadının Bayan Willard'ın mutfak paspası gibi ayaklarının altına serilmesiydi.
İlk kitabı çok hatırlamıyorum maalesef o yüzden Vivianne çok havada kaldı bende. Lisette ve Marguerite'i çok sevdim özellikle Lisette umarım son kitapta önemli bir yer kaplar. Artık ergen olmadığım için acayip ilgimi çekmedi kitap, hatta Klaus bile...