Aslı

"Ve ellerimiz masa örtüsünün püsküllerinde Kapı tokmağı, çaydanlık Divan örtüsündeki leke Yerlerde kitaplar, gazeteler Pencere camındaki çatlak Pencere camından ufak ufak damlayan güneş Ve en önemlisi konuştuklarımız Değişen çizgiler yüzümüzdeki Fincanı tutarken titremesi ellerimizin Yani hayatın dokusunda ne varsa Yeniden yaşıyor, yeniden kullanıyoruz sanki."
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sulanmış caddelere bakıyoruz: bugünün ikindisi Buğular içinde yüzüyor ağaçlar Sarı bir kedi yalanıyor uzun uzun Ayaklarını gererek Pespembe ayaklarının dibi Ve güneş ufak ufak damlıyor üstümüze Güneş ufak ufak damladıkça da Yeni yıkanmış bir taşlık görünüyor aralık bir kapıdan Boynunu uzatarak Yeni yıkanmış her taşlığın sonu: güze bakmak Biz güzü istemiyoruz, ama yaz dursun Bir gündüzü eğirelim, diyoruz, eğirilmiş bir gündüzün sonu Değil mi hayatın iplikleri, dokusu Ama yaz dursun, öyle bir dursun ki yaz Çiçekler ağaçlarda kalsın, uçurtmalar göklerde Haziran temmuz ağustos Birbirine sokulsun Ne olur bu böyle olsun Geçmesin, geçmesin onlarsız bir yaz Açsın sıcak kollarını özlemlerine Beklesin dursun.
Şiir
ARMENAK Hey Stepan! Canın mı sıkılıyor ne? DİRAN Stepan sevgi gösterisinde.. ARMENAK Biz sahi neden sevmiyoruz birbirimizi? VARTUHİ Alıştı sevmemeye.
Şiir
Kaç tane yüzüm var benim? Her bizinize sergilediğim. Biri neden beni harika bulurken öteki bumbuz bir kadınla karşılaşıyor. Hayat bazen de böyle işte.
Biliyor muyuz, hayır, bilmiyoruz da Acılarımızdan bir yaz kurduk onarıyoruz Belki bir hazırlık bu başka yazlara Yakın yazlara, uzak yazlara Çünkü her şey eskiye kaldı, anılar bile Her şey, ama her şey eskiye kaldı Vakit yok bir daha yemyeşil eylül tramvaylarına.
Şiir