Ayrıca belirli bir dine, siyasi inanç sistemine ya da ahlak kuralına sadık kalan birinin bununla uyumlu bir karakteri olduğunu da düşünme eğilimimiz vardır. Ama insanlar sahip oldukları karakteri, işgal ettikleri konuma ya da inandıkları dine taşırlar.
Felsefenin görevi, adeta, feleğin dalgınlığı kargaşanın berisinde yol almamıza ses çıkarmadıkça bizi korumak ve bu kargaşaya dalmak zorunda kalır kalmaz da bizi terk etmektir.