Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hepimiz kalplerimizde sevgiyle dünyaya geliyoruz da hayat içimizde hiçbir sıcaklık ve empati duygusu kalmayana dek o sevgiyi yavaşça yiyip bitiriyor mu diye merak ederim sık sık. Yaşamlarımızda bize nasıl seveceğimizi öğreten biri olup olmamasından bağımsız olarak öğreniyoruz sevmeyi. Sevmek nefes almak gibi içgüdüsel bir şey ama sevgimizi kimseye vermek zorunda değiliz. Eğer istersek, nefesimiz gibi içimizde tutabiliriz. Ama sonsuza kadar değil. Çünkü sonra canımızı acıtmaya başlar.
Gençliğimizi hırstan kaleler yaparak geçiriyoruz ve sonra hayatın hayallerimiz ve dileklerimizle titizlikle inşaa ettiğimiz kulelerin üzerine şüphe kumları savurarak onları görünmez kılmasını izliyoruz. Düzleştirilmiş hayatlara razı olmayı öğrenip taviz hapishanelerinin içine yerleşiyoruz. Kabullendiğimiz dünyanın pencerelerinin dışarıyı göremeyecek kadar küçük olması da biraz içimizi rahatlatıyor, böylece kim olabileceğimizi dair kumdan kaleler şeklindeki fantezilerimize bakmak zorunda kalmıyoruz.