“Alçağı’ Dickens’in algıladığı anlamda kullanıyorum. Yani ahmak gözüken ama aynı
zamanda tehlikeli adamlar. Bir ara sokakta zar atan ve oyun sırasında bir içki şişesini kese kağıdı içinde elden ele geçirecek türde adamlar. (…) Bir yandan da hiçbir zaman pek temiz olmayan mendillerle enselerini silen türden adamlar. (…) derdimi pek açık anlatamadım değil mi? Bu söylediklerimin bazılarından bir anlam çıkarabildin mi bari?”
Şunca zamandır iş hayatı, özel hayat, koşuşturmacalar ve ince dokunan telaşlar derken en büyük övünç kaynağım okumayı hiç bırakmamış olmak; fark ettim.
Umarım hayat akışında daha nice kitaplar dokunur ruhumuza, kırılgan yanlarımıza.
🍃