‘Öznel vücudun biyolojik bedenin ötesine uzandığı apaçıktır. Başka bir deyişle, çeşitli söylemlere maruz kalan beden, biyolojiden bağımsız hale gelir ve sembolik olanla çözümlenemeyecek bir bağlantıya geçer. Bundan dolayı da tüm duygusal acılar vücutta iz bırakır, tıpkı tersi olduğunda vücutta gerçekleşen her eylem karşısında süjenin -iyi ya da kötü bir durumda- nasıl arzuladığını, tadını çıkardığını veya acı çektiğini belirlediği gibi.’