#okudumbitti #kitapyorumu
Merhaba 1K okuyucuları !
Yakup Kadri'nin eserlerinin bizlere Cumhuriyet öncesi, kuruluş yılları ve Cumhuriyet sonrası dönemlerine meşale misali bir aydınlatıcı olduğunu biliyoruz. Okudukça önümüzden yollar yavaş yavaş aydınlanıyor. Ankara romanı tam da bu kronolojik sıraya göre ortaya konulmuş bir romandır diyebiliriz. Gelin biraz 1921-1933 yılları Ankara'sını inceleyelim ↴
Romanımız 3 ana bölümden oluşmakta ve bu bölümlerin baş karakteri Selma Hanım. Roman boyunca Selma Hanım'ın yaptığı 3 evliliği bölümlerle ilerleyecek şekilde sırayla görüyoruz. Dış planda Selma'nın evliliklerinde yaşadığı olayları verirken yazar, romanın içerisine detaylı bir şekilde Ankara portresini çizip yerleştiriyor.
Ankara, Milli Mücadele'nin son döneminden, Cumhuriyet dönemine uzanan bir hikaye demiştik. İlk bölüm 1921 Ankara'sında geçiyor. Selma Hanım kocası Nazif Bey ile taze evli olarak İstanbul'dan Ankara'ya taşınıp yerleşiyorlar. Yerleştikleri küçük ve eski zihniyeti devam ettiren Taceddin Mahallesi halkını okuyoruz. Mahalle halkı tarafından yaban görüldüklerini de, dostlarıyla beraber İstanbul'daki eğlence anlayışlarını devam ettirmeye çalıştıkları da yine I. bölümde geçen hususlar. Bölümün sonlarına doğru Savaşın kızıştığını, Ankara'nın yaşanmaz hale gelişini ve halktan bir kesim insanların o bölgeleri terk edişlerini hüzünlü bir şekilde okurken Selma Hanım'ın hasta bakıcılıkla savaş içerisinde yer aldığını görmek de o denli şaşırtıcı oluyor. Eşi Nazif Bey ile ilk kopmalar burada yaşanıyor.
İkinci bölüm açıldığında artık savaşın bittiğini, Türkiye Cumhuriyetinin devrimlerini okuyor ve 1927 Ankara'sına ayna tutulduğunu görüyoruz. Burada Selma Hanım artık Miralay Hakkı Bey ile evli ve geçen yıllardakine göre çok daha şatafatlı, Avrupai bir hayatın göbeğinde