bana biraz da nasil bir insan oldugumu hatirlatti. neyi yanlis yapiyorum nasil umursamiyorum veya nasil umursadigimi saniyorum. bir insanin fiziksel ihtiyaclarinin yerine getirilmesi onu ruhsal olarak doyurmuyor. iza ailesine gore cok iyi bir evlatti, komsulara gore de cok iyi bir evlatti. ama ailesinin ona en cok ihtiyaclari oldugunda yanlarinda degildi. ailesi bu sekilde gormese ona bu konuda hic kizmasa bile ben kendime cok kizdim. fark etmemek, gormemek, hissetmemek bunlarin hepsi kisinin kendi hatasi. ama yalniz kalmak da iyilestirmiyor. keske izanin mutlu olabildigini gorseydik. icimdeki bir ses gercek mutluluga hicbir zaman ulasamayacagini soyluyor, ve en buyuk suclusunu hatta kendisinden bile daha buyuk suckuyu antal olarak goruyorum. cunku antal her seyin farkinda olarak izayi yalniz birakiyor, izaninsa mutsuzlugu kaderi gibi benimseyip yasamasindan baska sansi yok