Ölüm aynası kırılınca, yavaş yavaş ışığın yerini karanlık, hakkın ve adaletin yerini terör, merhametin yerini jenosid, aşkın yerini egosantrisizm aldı.
“Hakikat, Hakiki’den ayrılmayarak, insana şah damarından daha yakındır. İnsan ruhu hakikat olmaksızın yaşayamaz, hakikatten uzak kalamaz. Bir bakıma bunalım, ruhun hakikatten uzak kalışı, daha doğrusu uzak kaldığının bilincine varışından doğar.”