sonat şen

sonat şen

, bir kitap okudu
8/10
·120 syf.··
2025 4. kitabı
Sándor Márai
8.3/10 · 6,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·120 syf.··
2025 3. kitabı
Aklın, vicdanın kabul edemeyeceği gerçek bir olayın başarılı bir kurguyla anlatıldığı bir roman Sakar. 2009 yılında Fransa’da Marina Sabatier adında 8 yaşındaki bir kız çocuğunun yaşadığı trajedi, Alexandre Seurat’ın kaleminde Diana kimliği ile hayat bulmuş. Herkes görmüş, herkes engel olmaya çalışmış. Ama kimse sonuca ulaşamamış. Anneanne, teyze, öğretmenler, okul müdürleri, sosyal hizmet uzmanları… Herkes bu çaresizliğin altında kalmış, ezilmiş. Ama olan yine de o küçücük cana olmuş. Böyle zor bir konuyu aktarırken Seurat’ın tercih ettiği anlatım şekli benim ayrıca çok hoşuma gitti. Olayları dümdüz bir kurguyla anlatmaktansa, tanık olanların gözünden, ilişkili ifadeler şeklinde aktarılması, tercih edilen sade dil, okuyucuyu olayların içine sokuyor ve kitabın sonunu görene kadar oradan çıkarmıyor. Duygusal olarak sarsılmadan okumak olası değil.
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,7bin okunma
10/10
·152 syf.··
2025 2. kitabı
Kitabı çok beğendim. Anne babalarımızla birbirimize ne kadar yabancı yaşadığımızı düşündürdü bana. Onlar ne kadar yakın olursak olalım, sonuçta bizim anne babamız. Kişilikleri, onları anne baba yapan özellikleri dışında oldukları insan genellikle çok üzerinde düşündüğümüz şeyler değil. Haklarında, sadece yaşarken paylaştığımız ortak hayata serpiştirdikleri anı kırıntıları kadar biliyoruz. Çok ender bu öğrendiklerimizden daha fazlasını merak ediyoruz. Hatta onlar anlatmaya başladıkça algımızı başka yöne çevirip, anılarının bir kulağımızdan girip öbür kulağımızdan tatlı bir yaz esintisi gibi çıkmasına göz yumuyoruz. Hayatımızı onlarla paylaşmak, bir yaştan sonra çekilmez bile gelebiliyor. Onları bizden uzakta olduklarında, ara sıra gördükçe, özledikçe, telefonla konuştukça sevmek yeterli geliyor genelde. Ama Sabahın Üçü, bu sınırın aşılma halini, ebeveynlik ve çocukluk hali arasındaki hattın çok doğru bir zamanda, doğru bir şekilde kırılma anını nefis şekilde anlatmış. Bir baba ile oğulun müzik, edebiyat, bilim, hayat, ilişkiler üzerinden yaptıkları dostça, samimi sohbetleri büyüleyiciydi. Aslında varlığımızın önündeki tanımlar olmadan, baba-oğul-eş-patron-çalışan… biz olarak kuracağımız her iletişim kanalında, yolların huzura, anlayışa çıkacağının da güzel bir anlatısıydı. Hayatta bir şeyleri kaçırdığımızı ya da eksik yaptığımızı düşünmeden, bunlar için kaygılanmadan anın keyfini çıkararak yaşamanın mutluluğunu okudum. Öneririm.
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,048 okunma
7/10
·168 syf.··
2025 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2025 18:29
Son derece yalın bir dille, tecrit ortamında insanların nasıl hayatta kalabildiğini, toplumsal kuralların, ahlaki değerlerin, dini inançların, alışkanlıkların böyle bir ortamda nasıl yerle bir olabildiğini anlatmış Aharon Appelfeld. Yazarın geçmişini biraz okuyunca, onu bu bakış açısıyla yazmaya sevk eden güdüyü daha iyi anlıyor okur. Yargılamadan, anlayarak ve derinde hissedilen bir sızıyla akıyor sayfalar. Ruhun Kuytusunda
Ruhun KuytusundaAharon Appelfeld · Metis Yayıncılık · 201496 okunma