İngiltere hapishanelerinde felsefe dersi verildiğini okumak oldukça ilginç geldi bana. Düşünmenin, tartışmanın suçlu insanlar üzerindeki olumlu etkisini görmüşler ve iki saatlik bir hayat molası yaratmışlar. Sonuçta hapishanelerdeki mahkumlar burada geçirdikleri zaman süresince sadece değişsin istemiyorlar, onların dönüşmelerine de katkı sağlamak istiyorlar. Yazar Andy West kendi deneyimlerini anlatmış kitapta. Babası, dayısı ve abisi o büyürken hep hapishanede olmuşlar. Babasını 20 yıldır görmüyor. Dayısı ve abisi ise dönüşerek çıkmış hapishaneden. Abisi uyuşturu ile geçen gençliğini ardında bıraksa da, iki çocuğuna örnek bir baba olmak için tertemiz yaşamaya kararlı. Kendi yaşadıklarını yaşamasınlar diye tüm çabası. Andy ise ailenin okuyan tek bireyi. Ama lisedeki felsefe öğretmeni onu desteklemese, elinden tutup sırtını sıvazlamasa o da ailenin diğer erkekleri gibi olurdu belki. Yine de içinde hep bir suçluluk duygusu var. Babasının, abisinin ve dayısının suç işleyerek girdiği hapishaneye o kendi isteği ile, mahkumlara felsefe anlatmak için giriyor. Orada olması gerektiğini düşünüyor. Mahkumları oraya getiren sebepleri anlamaya çabalıyor gerçekten. Onların dönüşmesi ve hapisten çıkabildiklerinde, dışarıdaki hayata uyumlanabilmeleri için çabalıyor. Felsefe derslerine, mahkumların katkıları gerçek deneyimlerden olduğu için oldukça etkileyici geldi bana. Okurken düşündüren kitaplardan hoşlananlara öneririm.