“Artık seninle yan yanayken, birbirimize bin ışık yılı uzaklıktayız.”
“Ama yan yanayız.” Bana yaklaşmak istede de o adımı atamadı, biliyordu, biz o adımı atacağı yerde bitmiştik ve o bittiğimizi görmek istemezdi. “Bin ışık yılı uzaktayken de ölüyorum sana, Nurşan.”
İncir dalından düşen herkes ölüyordu, sen yaşa istedim; düştüğün dalın altına yattım, üzerime bir ölüm oldun serildin.
Ben bir kan gölüyken sevgilim, içimde seni boğduğumu sananlar olmuş.
Buzdan yapraklarında sevgilim,
gençliğim bir çiçek gibi soluyor.
“Beni bu kadar mı kolay aştın?”
“Seni aşan ben değildim,” dediğimde duraksadı. “Bu ilişkinin en başında giden sendin, arkandan gelen ben. Ben senin arkandan gelmekten vazgeçtim. Hepsi bu.”