İçimdeki ateşle bir tam şu an bir şehri yakabilirdim ama sessizce bekledim. Ya yaktıktan sonra için soğursa, o zaman yakmış olmam, kül etmiş olmam daha kötü olmaz mıydı? Onu seviyordum, hep sevmiştim, bundan sonraki yüzyılda da onu sevecektim. Onu o kadar çok sevecektim ki, bu yüzyıldan sonraki yüzyıllarda bile kimse kimseyi böyle sevmeyecekti.
Ya yemin ederim ben ruh hastasıyım ya! Bu nasıl bir kitaptı Allah’ım, bu neydi? Nerenin işkencesi bu? Nasıl bir acı denizi? Gerçekten o kadar güzeldi ki… O kadar yoğun, o kadar dolu ve acıyla yoğrulmuştu ki… Mahvetti beni ya mahvetti. Sonunda olan şeye şaşırdığımı söyleyemeyeceğim çünkü olacak şeyin emareleri bariz bir şekilde ortadaydı ama yine de bildiğim bir şeyi bile duyguların verilişiyle etkiledi beni. Yalnız bir sıkıntı var ki kitaptaki betimlemeler çok fazla ve bir yerden sonra yoruyor. “Amaan yeter be sıkıldım artık!” diye diye okuyorsunuz ama Binnur’un kalemine aşinaysanız rahatsız olacağınızı sanmıyorum. Ay bi de Korhan… Asarım keserim Korhan’dan küçük olan çocuğu Korhan’a evrimi okuduk yemin ederim DEVAMINI OKUMAK İSTİYORUM BİR AN ÖNCE DELİRDİM ÇÜNKÜ!
NehirBinnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 20191,383 okunma