Yapayalnız olmak ne kadar da güzeldir! Kendi kendine yüksek sesle konuşabilmek, kimseyle göz göze gelmeden gezinebilmek, sandalyede kaykılıp hiçbir sesin bölmeyeceği düşlere dalabilmek! O zaman ev geniş bir çayır olur, oda ise koca bir park kadar büyür.
Birden çocukken sabahı bugünkünden bambaşka gördüğüm geliyor aklıma. O zamanlar benim için değil, hayat için doğardı gün, çünkü henüz bilinçli olmadığımdan hayatın ta kendisiydim.
Şu an, son yağmurlar göğü terk edip toprağa kök saldı. Gök dupduru, yer ise nemli ve hareli. Yüksekteyken derin mavinin izini süre hayat şimdi göğünün bir parçasını yere bıraktı. Yüreklerde ise serinliğinin birazını.