Puan vermedi
Merhabaalar, Lightlark serisinin ikinci kitabı ile geldim. Yine aksiyonu iliklerimize kadar hissedeceğiz, sürükleyici bir kitap diyebilirim. Yazar sağolsun tempomuzu hiç düşürmüyor valla ben okurken yoruldum. Isla yaşarken nasıl yorulmadı merak ediyorum. Nightbane, lanetin sona ermesinin ardından Isla Crown’un artık gerçek bir hükümdar olarak ayakta kalma mücadelesini anlatıyor. İki diyarın lideri olan Isla, bir yandan yaklaşan tehditle uğraşırken diğer yandan ihanetlerin ve geçmiş sırların gölgesinde kalıyor. Lightlark yeniden büyük bir tehlikenin eşiğindeyken Isla, hem halkını korumak hem de kalbinin peşinden gitmek arasında seçim yapmak zorunda kalıyor. Lightlark'tan huzura kavuşmuş bir diyar hatırlıyor olabilirsiniz ama bu kitapta yeniden yıkıma hazır olun. Lanet yıkılmış olsa da ortaya bambaşka sorunlarımız çıkıyor. Koskoca iki diyarın hükümdarı Isla'nın başına gelmeyen kalmıyor. Isla'nın güçlerine kavuşmasını o kadar istiyordum ki bir an önce kavuşsun istedim. Tabi yazarımız geç olsun güç olmasın demiş, bir anda güçlerine kavuşturmadı kızcağızı. Alex Aster’ın kaleminde en sevdiğim şey akıcılığı oldu. Bölümler hızlı ilerlediği için kitabı hiç duraksamadan okudum. Özellikle geçmiş ve günümüz arasında yaptığı geçişler çok güzeldi. Romantizmi yoğun hissettirirken aynı anda karanlık atmosferi ve gerilimi de koruyabilmesini sevdim aksi taktirde çok sıkılırdım. Grim'i sevmeyenler var ama ben seviyorum. O aralarındaki çekimi hissediyorum, ne yapayım... Bu kitapta yazar başta Grim'i unuttu sandım. Çok geç çıktı sahneye, ben daha fazla okumak istiyordum. Oro, sonradan taht kurduğu için bizim Isla'nın kalbine, ben daha mesafeliyim ona karşı. Bu aşk üçgeni arasında ben çok yoruldum a dostlar. Yine de Isla'nın geçmişte neler yaşadığını merak etmemek elde değil sırf bu
NightbaneAlex Aster · Parola Yayınları · 2024129 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 51. kitabı
Yazın o tanıdık hafifliğini, şehir sokaklarında dolaşan duyguları ve beklenmedik karşılaşmaların kalpte yarattığı kıpırtıyı sayfalarına ustalıkla taşıyor. Elle’in ilham arayışıyla New York’a dönüşü ve geçmişten gelen bir karşılaşmanın yeniden hayatına dahil olması, hikâyeye hem tanıdık hem de merak uyandıran bir akış kazandırıyor. Başlangıçta mesafeli ve çatışmalı görünen ilişkiler, zamanla yumuşuyor; satır aralarında yazın getirdiği o kaçınılmaz yakınlık hissediliyor. Düşmanlıktan aşka doğru evrilen bu süreç, abartıya kaçmadan, duyguların yavaş yavaş yerleşmesine izin vererek anlatılıyor. Alex Aster’ın kalemi son derece akıcı ve sahneleri gözünüzde canlandıracak kadar canlı. Özellikle şehir atmosferini ve karakterler arasındaki gerilimi yansıtma konusunda oldukça başarılı. Okurken hem yazın sıcak akşamlarını hissediyor hem de karakterlerin iç dünyasına sessizce eşlik ediyorsunuz. Bu kitap, büyük iddialar peşinde koşmadan; ilham, karşılaşmalar ve yazın geçici ama unutulmaz duygularını sade bir dille anlatıyor. Sayfaları çevirdikçe insanın içinden şu cümle geçiyor: Yaz havasını gerçekten çok özledik… Bir an önce gelsin. Yazı, şehri ve kalpte iz bırakan kısa ama yoğun hisleri sevenler için keyifli ve sıcak bir okuma. #booksbooksbooks #aesthetic #şehirdebiryazaşkı #kitapincelemesi #kitapkurdu
Şehirde Bir Yaz AşkıAlex Aster · Parola Yayınları · 2025108 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İnşallah bu savaştan sağ çıkarsınız ne diyeyim...
7/10
·700 syf.··
2026 14. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 20:27
Aslında 7.5 Kitabın son 100 sayfasına gelene kadar kitaba 6 vermeyi düşünüyordum ama sonda bazı eleştirdiğim noktalarda taşlar oturmaya başladı. Yine de ondan öncesinde okuma deneyimimi biraz kötü yönde etkileyen şeyleri de unutmamam gerek. Aelin karakterinden başlamak istiyorum. Gölgeler Kraliçesi’nde Celaena’dan Aelin’a geçiş zaten oldukça keskin olmuştu ama Aelin bu kitapta olduğu kadar şımarık değildi. Hatta bu kitapta Aelin’dan ciddi şekilde soğumaya başlıyordum. En güçlü Aelin, büyüsünü en iyi kullanan Aelin, en iyi planları yapan yine Aelin, en güzel, en çekici yine Aelin… Aelin'ın planları... planı gizle, okura da söyleme sonra dramatik bir şekilde açıkla. Ben açıkçası okurken baya yoruldum. Bana bazı duygular da hissettirdi ama biraz fazlaydı sanki her olayı bu şekilde öğrenmemiz. Sonda okurken bazı yaptıklarından dolayı onu anladım (ama maalesef bir karakteri anlamak ile sevmek aynı şey değil) ama bazı konularda hala sinirim var ona karşı. Bunlar yine yapılırdı ama diğer karakterlerin potansileyi olmasına rağmen bu kadar geriye atılmasına gerek var mıydı? Bu kitapta Aelin’ın etrafında pervane olmasını anlayabileceğim tek karakter Aedion. Geçmişten gelen bağları ve kan yemini yüzünden zaten Aelin’ı kraliçesi olarak görüyordu. Bu yüzden onun davranışlarını bir noktaya kadar anlayabiliyorum. Ama Dorian mesela… Adamı resmen kuleye koydunuz. İlk üç kitapta ezik bir karakter olduğunu düşündüğümü söylemiştim ki öyleydi de ama şu an aslında ciddi bir potansiyele sahip. Buna rağmen yazar bu potansiyeli kullanmamayı tercih ediyor gibi hissettiriyor. Dorian'a ne garezin var sevgili yazarım? Manon da aynı şekilde. Aelin gibi bir kraliçe karakter olmasına rağmen bir noktada o bile Aelin’ın gölgesinde kalıyor. Oysa Dorian, Manon ve Aelin gibi karakterlerin daha dengeli
1000Kitap
Fırtınalar İmparatorluğuSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20181,809 okunma
Bolca spoiler içerirr!!
10/10
·700 syf.··
2026 2. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 23:06
Manon'ın ansızın karar verip Doriana yardımcı olması sonucunda Manon'ın büyükannesi Asterin ölmesini kararlaştırdı Mannon kendisi öldürmek isteyip sonra büyükannesine saldırması mükemmeldi. Manon da hep saniyeler içinde kararından dönüyor Manon karakterini ilk okuduğumda hiç sevmemiştim zor geliyordu o bölümleri okumak sonrasında da ne zaman okuyacağım diye bekledim hep.Aelin'in savaşın ortasında ele geçirilişi ele geçirildiği kişiyi Rowan'ın tanıması falan ansızın gerçekleşti ne olduğunu anlamadım bile ama o sayfaları meraktan 3 saniyede falan okudum .Aelin'nin gücünü de yazar gösterdi .Kendisini uzun süre esir alamadı Deanna.Yazar hep beklemediğim anlarda şaşırtacak bişeyler patlatıyor hep.Fenrys'in yerine geçen kan tazısı mesela ya sen ne ara geçtin ve kimse de bişey anlamadı Fenrys bile.Erawan'in gönderdiği 500 tane ilkeni Aelin'in tek başına değil de Rowan ve Dorian başta olmak üzere diğer arkadaşlarıyla birlikte öldürmesi aslında bu yolda tek olmadığını arkadaşlarıyla birlikte başardığını göstermesini de sevdim. Meave ile olan savaşta herkes canla başla uğraşırken ve Aelin Manonla birlikte aynanın içindeyken Abraxos'un cadıları toplayıp getirmesine o kadar güldüm ki canım ejderham ya çok tatlıydı. Tam kazandıklarını düşündükleri zaman Maeve hepsini yanıltıp Aelini aldı götürdü Aelin'in çaresizliği buna rağmen yine de anahtarları Manon'a verdi.Aelin'in kendisini zaten feda etmesini planlamış başına gelecekleri bir şekilde biliyor ama farklı şekilde gerçekleşti.Kitap sonunda neredeyse herkes bir yere dağıldı diğer kitapta ne olacak merak ediyorum.
Fırtınalar İmparatorluğuSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20181,809 okunma
Karanlıkta Sertleşen Bir Taht Yolu
8/10
·667 syf.··
2026 2. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 03:19
Gölgeler Kraliçesi o kadar güzeldi ki sabahlayıp bitirdim. Uzun bir sürenin ardından bir kitap için sabahladığım nadir anlardan biri oldu. Tempo hiç düşmediği için yaklaşık 400 sayfayı yerimden kımıldamadan okudum. Öncelikle genel bir durumdan bahsetmek istiyorum. Bu bir seri kitabı ve oldukça uzun bir seri olduğu için yazar bazı kitaplarda tempoyu düşürüyor, bazılarında ise ciddi şekilde artırıyor. Karakterlerin davranışlarını zaman zaman 180 hatta 360 derece değiştirdiği de oluyor. Yeni karakterler, yeni ilişkiler derken seri yer yer zorlayıcı olabiliyor. Ben bu yüzden fazla detaylı düşünmeden, beklentiye girmeden, keyif almak için okuyorum; yorumum da buna göre şekilleniyor. Ben Suikastçının Hançeri’nden sonra bu kitaba geçtiğim için içimdeki intikam duygusuyla başladım. Sam’i yeni kaybetmişken kitabın ilk 200 sayfası boyunca Rowan’ı görmemek bana iyi geldi. Zaten Aelin’in neredeyse her kitapta bir ilişkisinin olması nedeniyle artık yeni bir romantik bağ okumak istemiyordum. Aelin’in aşk ilişkilerinden çok dostluklarını okumaktan daha fazla keyif alıyorum. Lysandra’nın karakter dönüşümü ise bana biraz hızlı geldi. Bu kitapta ilk kez tanısaydım muhtemelen çok severdim; ancak Suikastçının Hançeri’nden gelince, bir anda Aelin’le yan yana çikolata yiyip Arobynn planları yapmaları bana fazla ani hissettirdi. Yazarın “kötüleri iyiye, iyileri kötüye çevirme” çabasını anlıyorum ama bunu bazen karakterin özüne zarar verecek hızda yaptığını düşünüyorum. Manon’a üçüncü kitapta çok sinir olmuştum, dördüncü kitapta da başlarda aynıydı. Asterin olmasa katlanamazdım. Ancak Manon’un kötülükten gri bir alana evrilmesi bence en iyi işlenen dönüşümlerden biri. Abraxos, Asterin ve Elide sayesinde Manon bölümleri zamanla daha keyifli hâle geldi ve onu daha derin tanımak istedim.
1000Kitap
Gölgeler KraliçesiSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20182,305 okunma
10/10
·667 syf.··
Beğendi
·
2025 108. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 00:00
Dikkat spoiler içerir. Celaena yani Aelin Arandel ülkesine geri döner. Burada büyünün olmadığını fark eder ve alışmakta zorlanır. İlk işi kuzeni olan general Aedion'u kurtarmaktır. Chaol ve Nesryn ona şüphe ile yaklaşır. Ayrıca Arobynn'den de Wyrd anahtarı olan kolyeyi alması gerekmektedir. Lysandra adlı fahişe onunla görüşür. Arobynn onun sevdiği adam olan Wesley'i öldürmüştür. Bu arada kral Aedion üzerinden tuzak kurmuştur. Dorian ise tasması ve içindeki iblis sebebiyle ulaşılamaz. Aelin zor da olsa kuzenini kurtarır ama Dorian'ı öldürmeye kalktığı için Chaol ile papaz olur. Manon ise Dük Perrington ve Vernon ile Moratb şehrinde o ne emrederse onu yapmaya başlamıştır. Büyükannesi öyle emir vermiştir ve Manon'un bu halinden yardımcısı Asterin rahatsızdır. Cadıları kuluçka Makinası gibi kullanıp yaratıklar doğurmaya başlarlar. Kaltain de gölgeateşi diye bir şeyi kullanmaktadır. Elide adlı bir kız Manon'a yanaşır. Aelin'e ulaşması gerekir. Rowan da Arandel'e Aelin'in yanına gelir. Arobynn Lysandra tarafından öldürülür ve Aelin onun parasına konar. Cam şatodaki büyü kulesini yıkıp, kralı ve Dorian'ı öldürmesi gerekir. Dorian ve Manon da tanışmıştır. İblisin ona tamamen hükmedemediğini görür. Asterin de onu doğru yola sokar. Aelin ile savaşında Aelin onu kurtarmıştır. Lorcan da yüzüğü verip anahtarı almak ister. Sonra Aedion'un Gavriel oğlu olduğunu öğrenince yardıma gelir. Kadim kötü ekran Erawan Perrington'un içindedir. Kaltain Morath'ı yakar ve Manon Elide'yi kaçırıp kuzeye gitmesini söyler. Aelin ise kralla savaşır. Dorian kendi bedenine hğkmeder ve ikisi beraber büyü ile kralı öldürür. Chaol sakat kalır. Nesryn onu güney kıtaya götürecektir. Dorian kral olur. Aelin ve Rowan yakınlaşır ve ülkelerine yola çıkarlar. Bundan sonra ne olacaktır? Keyifle okunan bir roman.
Gölgeler KraliçesiSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20182,305 okunma