Mina Urgan bu kitabı yazdıktan 26 yıl sonra hala okunduğunu duysa hem gurur duyar hem şaşırırdı. Zira kendisi ilk kitabı anıları çok okunup satınca hem gururlanmış hem çok mu bayağı oldu acaba diye şaşırmıştır. Hakkıdır kendisi burjuva bir aile ve çevreden gelmekte halkın ne olduğunu ne olmadığını bilen ve yazdığı kitabında bu çevrede tutulması onu elbette kuşkuya düşürür.Gezmiş Mina Hanım ama ne gezmek sahip olduğu network sayesinde 40lar 50ler 60lar ve sonrasında şimdi gezmek nedir ozamanlar şimdi insandan geçilmeyen yerleri gezmiş. bakir koylarda yüzmüş,Ağrı dağının heybetli gölgesinde serinlemiş,Nemrut’ta güneşin doğuşunu izlemiş,Suriye sınırında komşu köyde yemek yemiş,Paris sokaklarını arşınlayıp,İtalyada,Amerika’da sokak sokak varolmuş.Kendi tabiriyle zorluklarda yaşamış kılık kıyafete önem vermemiş,lüksten kaçınmış.Bazılarına yapay gelmiş Mina Hanımın bakış açısı sahip olduğu yapabildiği kendince küçük mutluluklar olarak değerlendirdikleri birçok insan için lüks olduğu için. Fakat insanı kendi değer ve sahip olduklarımız olamadıklarımız şeklinde değerlendirmez isek yani onun yaşadığı dönem ve şartları dahilinde okumayı başarabilirsek güzel bir kitap. İlk kitabı daha eğlenceli elbette bol dedikodu içeriyor Gezileri kitabı daha çok kendi hoşlandığı yerleri anlatıyor. Ben de yer yer sıkılarak okudum. Gezmeyi seven birinin gezerken neye dikkat edip etmediğini anlamak için. Son olarak bir ömür nasıl yaşanırsa öyle yaşamış Mina