Ayça Ünal

Ayça Ünal
@astrea
Zarafete hiç zorlanmaksızın, adeta kalıtımsal bir yetenekmişçesine sahip oluveren insanlardandı; tıpkı dilinizin ucunu kıvırıp rulo şekline sokabilmeniz gibi.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Bir yerde okumuştum, tepenize çığ düştüğünde, bütün o karın altında yatarken neresi aşağı neresi yukarı anlayamaz oluyormuşsunuz. Karı iteleyip kurtulmak istiyor ama yanlış yönü seçip kendinizi daha da derine, kendi mezarınıza gömüyormuşsunuz. İşte kendimi aynen böyle hissediyordum, yönünü şaşmış, arafta kalmış, pusulamdan olmuştum."
NW: Lakabım buydu. Bayılırdım. Bahçede -çok geniş bir bahçemiz vardı- "Ben babamın yavru geyiğiyim! Babamın yavru geyiğiyim!" diye şarkı söyleyerek hoplayıp dururdum. Bunun ne kadar kötücül bir lakap olduğunu çok sonraları farkettim. EB: Efendim? Gülümsüyor. NW: Babam geyikleri vururdu, Mösyö Boustouler.
"Benim bir köpeğim var." dedi Peri. "Öyle mi?" "Görmelere değer bir cins." dedi Nebi dayı ön koltuktan. "Adı Şuja. Üzgün olduğumda hissediyor." "Köpekler öyledir," dedi Bayan Wahdati. "Bu konuda tanıdığım çoğu insandan iyidirler."
Bazı insanların mutsuzluğu, diğer insanların aşkı hissettiği gibi hissettiğini biliyorum artık: mahrem, yoğun ve karşılık beklemeksizin.