“Bu sebeple İstanbul, sadece “residence”ların, yalıların, köşklerin, sarayların şehri değildir. Belki onlardan daha fazla Suriçi gecekondularında, Esenyurt’ta, Sarıgazi’de yaşayan, İkitelli’de, Gebze Organize Sanayi’de, Tuzla tersanelerinde çalışan insanların şehridir. Onların çoğu meşhur Boğaziçi’ni hayatlarında bir kere bile görmemiş, Beyoğlu’nda dostlarıyla bir akşamüzeri birası içmemiş olsalar bile…”