Başarı, sihirli sözcük. Başar susam başar! Yeryüzündeki insanlar ikiye ayrılıyor birden. Başaranlar yürüme bandının üzerinde ter atarken, başaramayanlar kan ter içinde yürüyor yollarda. Kan ter içinde sorularını çözüyorlar. Kan ter içinde madenden kömür, kuyudan su, fırından ekmek çıkarıyorlar. Başar susam başar! Mağaranın kapısı açılıyor ve taş devrine dönüyor insan.
Bizi değiştirmeliydi sevgili. Umman'ın
"Aşk beni arif etti
İnceltti zarif etti
Ben ki bilmezdim aşkı
Aşk beni tarif etti."
dalgası sahilime ulaştığında anladım ki yontmazsa bu dalga kayalarımı, şekli değişmeyecek haritamın. Aşk beni tarif edemeyecek. Deniz kuşları uğramayacaklar bu yüzden kıyılarıma.
Bir ömür sevdiklerimizin yanından geçip gidiyoruz saklayarak kelimelerimizi. Yoksulların yanından ceplerimiz dolu geçip gitmek gibi bir şey bu. Kızarmasın diye yüzümüz adımlarımızı hızlandırarak...Yok yok, hızla geçip gitmemizin nedeni yoksul olduğumuz anlaşılmasın diyedir.
Şu üniversiteden mezun oldum demek artık koyuyor bana, kurbanın etini pazarlaması gibi şu vasıflarım var demek koyuyor. Modern köleler gibi CV'lerimiz var kardeşim, hepimiz günde 8 saatimizi kiralıyoruz patronlara.