Asuman

..sevdiklerinize harcayın…
Zamana bakın; sevgi gibi, hayal gibi gözle görülemez, elle tutulamaz. Bu da benim ilavem olsun; herkes için harcanamaz. Siz, zamanın geçip gittiğini göremeseniz de geçmesin diye ardından koşup onu yakalayamasanız da onu sevdiklerinize harcayın…
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hiç durmak yok, kaldığımız yerden devam edeceğimiz bile yok, kaldığımız yok, durduğumuz yok.
Tirmizî Hazretleri
Tirmizî Hazretleri, önemli bir hadis-i şerif âlimidir. Asıl adı Muhammed bin Îsâ olsa da Özbekistan sınırları içinde bulunan Tirmiz’de doğması, bu isimle anılmasına ve meşhur olmasına sebep olmuştur. Kütüb-i Sitte diye isimlendirilen meşhur altı hadis kitabından biri ona aittir. Tirmizî Hazretlerinin önemli özelliklerinden biri de söylenen her sözü, anında ezberleyip hıfzedecek kadar zeki olmasıdır. Kendisi, bir hatırasını şöyle anlatır. Mekke-i Mükerreme yolunda idim ve daha önce bir hadis âlimine ait iki cüz istinsah etmiştim. O âlim, kafilemize uğradı. Kendisini sordum, gösterdiler. Yanına gittim. Yazmış olduğum cüzlerin beraberimde, heybemde olduğunu zannediyordum. Yanına varınca istinsah ettiğim iki cüzü gözden geçirmesini istedim. “Ver bakalım!” dedi. Verdiğim zaman adamcağız bir de ne görsün? Uzattığım cüzlerde yazı falan yoktu. Âlim, öfkelendi ve “Benden utanmıyor musun?” dedi. Niyetimin dalga geçmek olmadığını, bir yanlışlık olduğunu anlattım ve “Bu cüzlerin muhtevası tamamıyla ezberimde,” dedim. “Oku!” dedi. Ardı ardına hepsini okudum. Beni tasdik etmeyip “Yanıma gelmeden önce bunları ezberleyerek hazırlıklı gelmiş olabilirsin,” dedi. Ben de “Öyleyse başka hadis-i şerifler söyle,” dedim. Bunun üzerine, ravisi tek olan hadislerden kırk kadar okudu. Sonra “Haydi oku!” dedi. Ben de baştan sona hepsini okuduğu gibi okudum, tek harfte bile hata yapmadım. Bunun üzerine “Hâfızası senin gibi olanı görmedim!” dedi.
Bakış açısı elde etmek, insana paha biçilemez şeyler kazandırır. Kâinata ibret, hayret ve hikmet nazarıyla bakmak; yeni gözlükler kazandırır bize. Hayretimiz, şükrümüz, insan olarak acziyetimiz gözlerimizin önüne daha net gelir. Bu şekilde bakan insan, kendini her şeyi bilen ve her şeyi kontrol eden bir varlık olarak görmekten uzak durur. Merceği kendine çevirdiğinde, kendini olduğundan büyük görmez. #gençhayat
İnsan ve Hayat
MİSVAK VE KULLANIMI
Arabistan’da yetişen erak ağacının dalından yapılan misvak, asırlardır doğal bir diş temizleme aracı olarak kullanılıyor. İdeal uzunluğu bir karış, kalınlığı ise ortalama serçe parmak kalınlığındadır. Misvağın kendinden macunlu olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü içerisinde bulunan sıvının bakterileri öldürme özelliği bulunuyor. Usulüne uygun tatbik edilirse tek başına ağız ve diş sağlığı için yeterlidir. Bütün bunların dışında balgam sökme, gözdeki feraseti arttırma, fesahatı arttırma, sindirimi kolaylaştırma gibi çeşitli faydaları da vardır. Öncelikle hazırlanışını anlatalım; bir karış uzunluğundaki misvağın ucundan 1 cm kadarı soyulur ve azı dişler yardımıyla öğütülerek ucu yumuşatılır. Bu işlem her hafta yenilenmelidir. Uçları yumuşatılmış misvağımızın ucu her kullanım öncesi ve sonrası yıkanmalıdır. Sadece sağ elin baş ve serçe parmağı altta kalacak şekilde tutulmalıdır. Diş etlerinden dişe doğru ovarak bütün diş yüzeyleri temizlenir. Son olarak dilimizde misvaklanabilir. Kullanım sonrası misvağın uç kısmı yukarıda kalacak şekilde bırakılır. Son 4 parmak miktarı kaldığında ise kullanılmamalıdır. Çünkü kirler bu kısımda birikir.
İnsan ve Hayat