Çünkü yazmak, her zaman sonradan ortaya çıkarılacak bir şeyi yazmak anlamına gelir; çünkü benim kalemimden çıkabilecek gerçeklik, şiddetli bir vuruş nedeniyle kayadan kopup uzağa fırlamış bir parça gibidir; çünkü düzmece dışında gerçeklik yoktur.
Kimi zaman, yazılacak kitabın konusunu zaten var olan bir şey gibi düsünüyorum: Daha önce akıldan geçirilmiş düşünceler, ağızdan çıkmış konuşmalar, yaşanmış öyküler, görülmüş yerler ve çevreler; kitap yazıya dönüştürülmüş, yazılmamış dünyanın eşdeğerinden başka bir şey olmamalı.