Şüheda

Şüheda
@asyasimyacisi
Güçlü zannedilir çatlamak üzere olan at; yanılgı.
Işıklar, mermerler, ihaleler ve üniformalar içinde bir baş dönmesini yaşayan ve yönetme yetkisini aldığı halkla arasında baskı, yalan, vergi ve ceza dışında bir ilişkisi kalmayan devlet, kendi rengine ve duruşuna uymayan her sesi bir ihanet paranoyası ile boğuyor; varlığını korumakla görevli olduğu ve varlık gerekçesini oluşturan halka karşı, ne anlama geldiğini ancak çıkar sahiplerinin bildiği 'ülkenin alimenfaatleri'ni korumak için açık bir küçümseme, örtülü bir kin ve örümcek ağını andıran gücüyle hayatın her alanına sızarak taşlar gibi katı duruyordu. Yurttaşlığı kulluk, özgürlüğü başıboşluk, barışı zayıflık ve yaşama hakkını bir lütuf sayan tutumu ve olanca uzaklığı ile devlet, büyük çoğunluğu her gün biraz daha kendi yalnızlığına itiyordu.
Edebiyat
Şüheda
İnsanın Acısını İnsan Alır Gazeteler çarşaf ve tabak veriyordu. Başbakan Kuran'ı öperek çağdaşlık yemini ediyordu. Doğuda köyler bitiyordu. Nefesinde dergahların hacı yağı kokan Cumhurbaşkanı "laikliğin güvencesi benim" diyordu. Cumhurbaşkanının yeğeni banka dolandırıyordu. Büyük kentlerin varoşlarında insanlar kemik unu yemeye başlıyordu. Polis, hak arayan herkesi dö­verek devletin güvenliğini sağlıyordu. Güvenpark'taki dilencinin mendiline yağmur yağıyordu. Milletvekilleri bayan memurların etek boylarını ölçüyordu. Şairler hala daldan düşen yaprağın hüznünü yazıyordu. Sakarya Caddesi'nde sarhoş­lar ülkenin kurtuluşunu konuşuyordu. Kürt illerinde olağanüstü hal on beşinci yılında dörtay daha uzatılıyordu. Politikacılar geleceklerini bilmek için medyumlara koşuyordu. Yarı çıplak magazin şarkıcıları ülkeyi çağdaş uygarlık düzeyine çıkarıyordu. Üniversiteler büyük bir akademik beceriyle susuyordu. Gecekonduların ışıkları çok erkenden sönüyordu. İstanbul' da bir yılda bir milyondan fazla pompalı av tüfeği satılıyordu!
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İçimde size tarif etmeye çalıştığım duygu... Bunun adı boşluk. Bu Tanrı'yla ilgili. Çocukluğumdaki Tanrı'yı çok özlüyorum, saflığı çok özlüyorum. Bunu onarmak çok güç, bir şeyleri çok bozmuşum ve bunun yoksunluğunu çok hissediyorum.
Sayfa 28 - Kemal Sayar·Kitabı okudu
Edebiyat
Enes isimli okura yanıt verildi
Şüheda
Enes heeee bağnaz Necip Fazıl ve şu Tanrı meselesi... Bu arada Tanrı Türk'ü korusun ve yüceltsin.
İçimde size tarif etmeye çalıştığım duygu... Bunun adı boşluk. Bu Tanrı'yla ilgili. Çocukluğumdaki Tanrı'yı çok özlüyorum, saflığı çok özlüyorum. Bunu onarmak çok güç, bir şeyleri çok bozmuşum ve bunun yoksunluğunu çok hissediyorum.
Sayfa 28 - Kemal Sayar·Kitabı okudu
Edebiyat
Enes isimli okura yanıt verildi
Şüheda
Neden?