Leonard Cohen’in bir keresinde yeğenine kadınları tavlamak için verdiği tavsiyeye uymanız gerekir. Demiş ki Cohen; “İyi bir dinleyici ol. Sonra,
biraz daha dinlemeyi bil. Ve yeterince dinlediğine kanaat getirdiğin an,
biraz daha dinle.” Yaşasaydı bu dinleme becerisi ile büyük veri uzmanı
bile olurmuş ama neyse.
“Sen” ve “Ben” zamirlerini sürekli kullanırsanız cepheleşmeye neden olursunuz. Bu zamirlerin sıklıkla kullanılması kazananlar kaybedenleri fikrine götürür insanları.
Etiketlemeden hemen sonra sessiz olup onun konuşmasını beklemelisiniz. Hepimizde başladığımız cümleyi bitirme eğilimi vardır. “Bu gömleği seviyorsun gibi görünüyor.” İyi bir etiketlemedir ama çoğu kez “Nereden aldın?” gibi arkasından bir cümle kurarak etiketlemenin büyüsünü bozarız. Kendinizi dizginleyin ve etiketlemenin gücünü izleyin.
Özetle farklılık adına müzakerecinin yapacağı Starbucks’ın yaptığıdır.
6-7 liraya kahve bardağının üzerine ismini yazarak seni farklı ve ayrıcalıklı hissettiriyor. Kategori normlarını da altüst ederek sektörde ayırt ediliyor. Küçük jest ve takdirlerle farklı hissettirmek… Basit ama çok etkili… Alakasız olacak ama Wi-Fi de bedava ayrıca.