Ben Tutunamayanlar'a tutundum. Etkisinden yakın zamanda çıkabileceğimi sanmıyorum. 2008 yılında okumaya çalışmışım 200'lerde bırakmışım. Bence bu kitap 30-40 yaşları arasında okunmalı. Okuma kulübümüzden biliyorum; okuyanlar bu yaş aralığında ve beğenmeyen tek bir kişi yok. 10 sene sonra yine okumalıyım diye düşünüyorum. İlk 300 sayfadan sonra daha iyi anlamaya başlıyorsunuz, anlamak demesek bile kitabın içine girebiliyorsunuz. Deniz Yüce Başarır'ın Hakan Günday ile sohbetinde Hakan Günday der ki "Okuyun, anlamasanız da devam edin; ki bu kitap herhangi bir yerden bile açıp okunacak bir kitaptır." 700'ü devirince kitap bitmesin istedim, hüzün kapladı içimi..
Poyrazım Karayelim'i izlememiş olsaydım daha da zorlanırdım. Belli bir yerinden sonra Poyraz'la sohbet ediyordum sanki. Eser sanki 54 yıl önce değil de sanki geçen sene yazılmış gibi öylesine anlaşılır. (Bazı sayfalar müstesna; sayfanın içinde defalarca yabancı (arapça) kelime kullanmış ama yerli yerinde.)
Yazarımız öyle donanımlı ve dolu ki hem çokça anlatım teknikleri kullanmış (bilinç akışı, günlük, şiir, şarkı, mektup) hem de bir çok konuya değinmiş (siyaset, sosyoloji, felsefe, psikoloji, mühendislik, edebiyat, ekonomi, resim, müzik, sanat, absürt tarih). Bunları yaparken de mizahi dili harika kullanmış. Modern insanın toplumla olan uyumsuzluğu, statü sahibi olmanın toplumun dayatması olduğu. Ölme isteği, gitmek, kaybolmak, içsel sorgulayış, yabancılaşma, çatışma, melankoli, entelektüellikle hayatın basitliği arasında sıkışıp kalmak. Bat dünya bat !