“Büyüyünce kütüphaneci olmak istiyordum. İşleri hem kolay hem de güzeldi. Çünkü kimse kitap okumuyordu; dünyanın tüm okunmamış, kapağı açılmamış, okunmak, dile gelip hayat bulmak için bekleyen kitapları bana kalacaktı.“
Şeyma ile kitaplığımızda ikişer adet bulunan kitaplarımızı çekilişle size hediye etmek istiyoruz. Okumak istediğiniz grup numarasını yorumlarda belirterek çekilişe katılabilirsiniz.
15 Şubat Pazar günü inşallah çekilişi yapacağız. Kazananlara şimdiden hayırlı olsun. İstifadeli okumalar. 😊
1.Grup
Sabahattin Ali'nin 1943 yılında askerde ve kolu kırıkken yazdığı, benim 6 Şubat depreminde başucumda duran ve sonrasında evimden alabildiğim sayılı şeylerden biri bu kitap. O zaman 20 sayfasını
Kasvetli bir Ankara sabahına uyanıyorum. Hava, gerçekten soğuğu sevebilen benim gibi insanlar için huzur verici görünüyor. Bu güzel pazar gününe onlarca aktivite sığdırabilirdim, bir sürü plan
Kinyas ve Kayra’nın etkisinden çıkamamışken, ikinci Hakan Günday kitabına karar verirken denk geldim bu incelemeye. Kaleminize sağlık harika anlatmışsınız
Ben de yazarla Kinyas ve Kayra kitabıyla birlikte tanıştım çığlık ata ata bazı yerleri atlayarak bazı yerleri gözü kapalı okudum; psikolojim bozuldu desem yeridir. Ama Az asla öyle değil kurgu muhteşem dil desen akıp gidiyor.. asla yeraltı edebiyatı okumam bir daha derken 2026’nın en’lerine koyacağım bir şaheser oldu.